Ana baba evinden, alıp götürdüler,
Ağla kızım ağla, bugün son gündür.
Düğününde telli duvaklı gelin ettiler,
Ağla kızım ağla, bugün son gündür.
Şu yalan dünyada, mutlu olasın,
Nesini söylesem ki bu düzenin
Bu millet bunu da alkışlar emmi.
Çok gırtlak patlattı uyuttu bizi
Bu millet bunu da alkışlar emmi.
Tüm alanlarda üretimi yok et
Yetmişbire merdiveni dayadım
Basamak basamak inişe geçtim
Şu dünyayı nakış nakış boyadım
Yaşantımı artık sunuşa geçtim
Ayrılık mevsimidir bu aylar…
Yazlıkçılar dönmüşlerdir yazlığından…
Kırlangıçlar, Uzunbacaklılar Nil deltasına gitti…
Bu aylarda renkler çiçekten ayrılır…
Güneş kumdan…
Menekşe kırmızıdan…
Göçtük köyden kente gelecek için
Yüzler başka başka dil başka başka
Karıştık denize vurur dalgalar
Nazlar başka başka yel başka başka
Yokluktan açlıktan ağrırdı başım
Yazamadım mektup acım yoruldu
Salmadan ölürsem ona yanarım
Yaşama sevincim heves kırıldı
Gülmeden ölürsem ona yanarım
Gurbetdeki yaşam amaçsız yaşam
GELSENE KAYIN
Kuzu ile kurban ile bulmuştuk
Gözler seni arar Kayın gelsene
Ağzından çıkmazdı kötü bir laf söz
Sözler seni arar Kayın gelsene
Yaralandı sinem acıyor canım
Vurdular arkamdan vuran el değil
Ne bir sesim kaldı ne de bir anım
Kırdılar gönlümü kıran el değil
Yaptıkları ile biletti beni
Kardeşi kardeşe düşman ettiniz,
Sömürü uşağı emperyalistler.
Vatanı milleti talan ettiniz,
Sömürü kuşağı emperyalistler.
Soydukca milleti cebin doldurur,
Babalar Günü’ydü şok olduk ansız,
Gitti Fadik Yenge dilimiz sustu,
Piknikte yığıldık dizler dermansız,
Bedenler titredi elimiz sustu.
Bozuldu havamız karardı güneş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!