Mercan gibi dişleri, ekmeyi onda gördüm
Düşü verdim ey millet, bir dişçinin eline
Bir saata altı diş, çekmeyi onda gördüm
Şaşı verdim ey millet, bir dişçinin eline
Sultanım-1
Bir tek seni bilirim, başkası haram bana
Koca bir hayat ile, geliyorum sultanım
Doğru söze ortağım, keşkesi haram bana
Öğütlerini her gün, alıyorum sultanım
Suçlu kelepçeli sevincim masum
Kalmadı inan ki efkârım artık
Zamanla yok oldu tuttuğum yasım
Huzurum yerinde bekârım artık
Fakiri doyurdu ettiğim kasem
Suya yazı yazanlar gördüm
Üç ana renklerin tonları soldu
Gölgesiz resimler çizenler gördüm
Şefaf billurlaşan hayatlar öldü
Su üstüne yazı yazanlar gördüm
Poyrazdım bir zaman esip gürledim
Kalamadım aşkın bir gün yelinde
Kırık dökükleri biraz derledim
Olamadım aşkın tatlı dilinde
Gönlüme dar geliyor ezberlediğim balkon
Yıllarım aya döner, asırlara talibim
Sığındığım son umut, iki oda bir salon
Gönlüm geniş yer ister, kasırlara talibim
İçime kapandıkça, her isteğim tarz olur
Doğruluğu, dilimde bil
Yaktım yürek anlasana
Teklif için elimde gül
Çöktüm direk anlasana
Taşlama -2
Taşlama istedin, dönen felekte
Gezerken söyledim, haberin olsun
Laflarım genişler, sıkı elekte
Süzerken söyledim, haberin olsun
Taşlama
Çekiçle, keskiyle, taşı oydunmu
Önlerine yalı, verin bunların
Sesleri kesilip, karnı doydumu
Tatlı kelâm
Gözüne bakarken, birden kendimi
Sanki gökyüzünün, içinde buldum
İçime sığmadım, yıkıp bendimi
Bir güzel sevdanın gönlüne doldum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!