Kanun koydun önüme, çal dedin bir kaç dize
Nota perdesi dügâh, sözünde çalmazmıyım
Gönlün tatlı söz ister, al dedin aldım söze
Ifadem senle agâh, sazında çalmazmıyım
Melek ruhun bembeyaz, ilk ve son gelinliğim
Düşmanlık nedendir o an anlarsın
Ayrılık hediyen kaldığı zaman
Pişmanlık madendir, o an anlarsın
Azrail kapını çaldığı zaman
Sor emmi oğlu
Gece gece n'oldu , düşmüş omuzun
Çektiğini hayra, yor emmi oğlu
Bak çıktık bir kere, yolumuz uzun
Saatı vuslata kur emmi oğlu
Vurduğum tokmağa, dibek yetmiyor
Bugünüm nerede, dünüm nerede
Sardığım kuşağa göbek yetmiyor
Boyumu kaybettim enim nerede
Kararmış yürekte katıya döndüm
Soruyorum?
Ağzın kulağında, neşen yerinde
Arada bir bende, gülsem olur mu?
Bir türlü çözemem, sevdan derinde
Ne kadar bağlandın, bilsem olur mu?
Söyle Ahmet, Derim İshak
Söyle Ahmet söyle; pi sayın gelsin
Aklında tuttuğun borcunu göster
Atının yanında hür tayın gelsin
Şahlan gökyüzüne gücünü göster...ishakaras
Dönüşü olmayan, çıkılan yolda
Söz veren sözünde, durmalı derim
Sevdaya bürünmüş, yakılan solda
Yüreği hep ona, vurmalı derim
Yüreğimde ateş yakar sözlerin
İçinde bir ömür sevda pişirir
Yeniden dünyamda tavda yeşerir
Gönlümdeki kiri yıkar sözlerin
Günlerim hüzünlü, kirpiğim ıslak
Yüz terim sel olmuş, sözler manasız
Yetim mi kalmışım, bir başımayım
Özlerim el olmuş, sözler manasız
Lisan-i halime, vermeden mahal
Güzel söz duvarda asılı kalsın
Girsin kitaplara basılı kalsın
İlimsiz irfansız anlamsız sözler
Çalınsın boş yerde, fasılı kalsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!