Hastalığa kapıldın, bir deri, kemik düştün
Habersiz gitmek var mı? Bu hayata doymadan
Dalgalarla boğuştun, hayata yenik düştün
Acılar katmak var mı? Bu hayata doymadan
Neden ağlıyorsun, kem söz etmedim
Gönlünü ferah tut, bulağı ağır
Kaşı mı oynatmam, hem göz etmedim
Gönlünü ferah tut, kulağı sağır
Kalbim heyecanda, gözlerim yola
Bekledim kapıda, gelirsin diye
Günleri haftaya, ayları yıla
Ekledim üstüste gelirsin diye
Bahar geldi kırmızıya boyandı
Açıverdi bahçemize, Alçiçek
Saklı cennet belki bize ayandı
Şiir dilli lehçemize, Alçiçek
Ektiğimiz güle hızar değmesin
Sen kutsal yaratıldın, Allah sana kut verdi
Hakikatın dışında rengin olmaz Alçiçek
Türk'e annelik yapman, dünyaya umut verdi
Adet töre edindin, dengin olmaz Alçiçek
Dağlar bile sen gibi, engin olmaz Alçiçek
Bereketli mübarek ramazanın başında
Garibin sofrasında masa olduk beraber
Dizlerinde feri yok, seksen doksan yaşında
Yaşlıların elinde, asa olduk beraber
Para ile parlayan, avukata sormadan
Her zat idrak edemez içinde alem saklı
Çekirdeğim Alçiçek bahçem bağım sen oldun
İlim deryası oldun gücünde kalem saklı
Bin maşallah Alçiçek, azım çoğum sen oldun
Şükür etmek erdemse, doğruluk gereğindir
Gündüz vakti can damarım, güneşim
Gece vakti ay ışığım Alçiçek
Çift gözümden biri, sevgili eşim
Bakışına ben aşığım Alçiçek
Bu hayattan yorulmamak üzere
Hüzün varsa gözlerimde
Arkım senin Alçiçeğim
Şiir varsa sözlerimde
Türküm sensin Alçiçeğim
Ney sesiyle sözlü dönen
Kimi sıpa aldırdı, kimi yüz dalya dedi
Benim sözüm Alçiçek, kaderime razıyım
Kimi kipa kaldırdı, kimi madalya dedi
Benim özüm Alçiçek, kaderime razıyım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!