onu sevdiğimi anladığımda
aşk gözyaşları döktüğümde
onu kendi ellerimle öldürmüştüm
hadi döndür döndürebilirsen
hayat duvarının ardından
hadi uyandır uyandırabilirsen
benim yalnızlığım sokakta başlar
dokundukça uzaklaşırım insanlardan
mesafeler daraldıkça tükenir nefesim
içime bir korku düşüverir ansızın
dokunmaktan, sevmekten korkarım
denizle konuşurum ben
yaz değil, kışın tam ortasında
herkes çekip gittiğinde
rüzgarlara meydan okuyarak
denizle konuşurum ben
karla karışık yağmurlarda yürür gözlerim
gelmez bilirim ama yine de beklerim
gökten dökülen meleklere sorarım arada bir
onlar da suskun bu sabah
gaybın kapıları tümden kapalı
içimde kanar geçmişin yaraları
seni yalvarırcasına seveceğim
bunu sana asla söylemeyeceğim
hayalinin önüne diz çöküp
her sabah evden ayrılıyormuşsun gibi
gitme diye yalvararak, gözyaşı dökeceğim
yolculukları hep sevdim
ama bu kez hüzün dökülmüş yollara
her adımda biraz daha yoksunum senden
biraz daha boğuluyor içim
biraz daha titriyor ayaklarım
güneşini yitirmiş dünya gibiyim
hadi yeni bir düş kuralım
yeni bir dünya kurar gibi
mutluluk dökülsün semalarından
çiçekler özgürce açsın
nehirler yağmurla dolup taşsın
yeşil yapraklı ormanlar hiç sararmasın
bu mutluluk sahnesini
tek başıma oynamalıyım
yansın ışıklar
yansın yüreğim
yalandan bir dünya kurmalıyım
acıdan gülücükler çalmalıyım
bırakmamalı insan sevdiğini
hani bulmuşsun bir kere
içinde çarpan bir başkası, ama sanki sen
sen o olmuşsun bazen
hani inanmışken buna
gitmemeli insan uzaklara
yokluğunu düşünmekten korktuğum
sen hep varsın
bir sır gibi yürekte saklanansın
denizde kaybolan ırmaklar gibi
bende çoğalansın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!