uzuyor bir ses
yolların en sonlusunda
sonsuza dek uzayacakmış gibi
gitmekle kalmak ikileminde
kalbimde çınlıyor bir ses
kapattım gönlümün kapılarını
kilitlidir tüm aşk damarları
kimse girmeyecek buraya
bir zindandır yüreğim
kapkara, acı ve gözyaşı dolu
Meri de olmayacak artık
onu sevdiğimi anladığımda
aşk gözyaşları döktüğümde
onu kendi ellerimle öldürmüştüm
hadi döndür döndürebilirsen
hayat duvarının ardından
hadi uyandır uyandırabilirsen
kendini sanma dünyalar güzeli bir efsane
sen de düşersin Züleyha gibi
bir Yusuf derdine
kesersin bileklerini amma ne çare
Mısr'a sultan olsan bile
mahkum olursun bir Yusufçuk kalbine...
yolculukları hep sevdim
ama bu kez hüzün dökülmüş yollara
her adımda biraz daha yoksunum senden
biraz daha boğuluyor içim
biraz daha titriyor ayaklarım
güneşini yitirmiş dünya gibiyim
hadi yeni bir düş kuralım
yeni bir dünya kurar gibi
mutluluk dökülsün semalarından
çiçekler özgürce açsın
nehirler yağmurla dolup taşsın
yeşil yapraklı ormanlar hiç sararmasın
seni yalvarırcasına seveceğim
bunu sana asla söylemeyeceğim
hayalinin önüne diz çöküp
her sabah evden ayrılıyormuşsun gibi
gitme diye yalvararak, gözyaşı dökeceğim
benim yalnızlığım sokakta başlar
dokundukça uzaklaşırım insanlardan
mesafeler daraldıkça tükenir nefesim
içime bir korku düşüverir ansızın
dokunmaktan, sevmekten korkarım
denizle konuşurum ben
yaz değil, kışın tam ortasında
herkes çekip gittiğinde
rüzgarlara meydan okuyarak
denizle konuşurum ben
bu mutluluk sahnesini
tek başıma oynamalıyım
yansın ışıklar
yansın yüreğim
yalandan bir dünya kurmalıyım
acıdan gülücükler çalmalıyım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!