bazen nefretinden iyi şeyler çıkarırdım kendime
öfkeni saran kudurmuşluk hissi
bir bana aitti
çünkü insan sevdiğine küser
yabancıya değil
senin bebeklerin vardı
bezdendi
sen gibi yumuşacık
ben gibi sessizdi
senin hayallerin vardı
hani kumdan kale yaparsın bir deniz kıyısına
süslemesini sevgili yapar
o ince işçiliği
tam hayallerin ele avuca gelecekken
yıkar ya dalgalar
en güzel dünlerimiz mazide kaldı
takvimler duvarı
sen ömrümü
tükettin gittin
yıldızlar saçına taç olacaktı
saat on ikiyi geçince
bi esneme geliyor hislere
saat on ikiyi geçince
ninnim gibi gelsene
kirpiklerin sileceği olmuş gözlerinin
bakışlarındaki çekmecede hatıra diye sakladığın
siyah beyaz bir film
şerit çeker aşka




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!