senin ellerin vardı
onun kalbi
senin saçların vardı
kokusuna meyyal düşler büyürken içimde
sızını sıyırırdım kemiğinden
avuçların içinde çenen
yanında kahven
eskisi gibi dalıyor musun yine
sokağın köşesine
köprüyü geçerim geçmesine de
ya yıkılırsa ardımdan
sana varacağım derken
dönemezsem kendime..
şimdi ağzımda yakut gibisin
küreğim gümüş
suyum bulanık
bir limanın yolcusu gibisin
o balondan hevesimi almadan bıraktılar ya ipini
gözlerimden kaybolana dek izledim ya
hani o yarışta çelmeyi yemeseydim
birinci gelecektim ya
keşke özlesen beni
hasretimden eskitecek prangalar bulsan
çöllere düşsen
denizleri aşsan
fal yüzdürsen fincanlarda
içindeki cini bana çıkartsan
yani sana göre örümcek kafalıysam eğer
sen de sinek oluyorsun bu durumda
durumun vehametinden pay çıkarayım derken
gaflete düşme pahasına
bazen bulutlarda hissedersin kendini
rüyanın tam ortasıdır orası
ya biri merdiven dayamıştır
ya da kanat olmuştur içindeki kuşa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!