Şu güneşin doğuşu
Aynı ben, yavaş ve sıcak.
Karanlığı boğarcasına
sarı yapıncak.
Üç otuza hayatın gamları.
Gök yüzüne uçalım.
Kehanet değil
Sen BenDİN aslında
Geçmişden almıyorsan
İbret
Bitmez geleceğindeki
şiddet
Artık şiir yazamıyorum
Tükettiğim aşkıma
Artık masal anlatamıyorum
Büyüttüğüm çocuklarıma
Zaman mı suçlu yoksa ben mi?
Bilmem gidenler gelir mi?
Sevgilinin dudak tadı
Unutulmayan bir anı
Yerle değil gökle değil
Aşkı tenimle sarmalı
Yazdıklarıma bakma sen
Bu gün dünden mirasSA
Eskiler yaptı ne yaptıySA
Hiç kimse çekmedi,
Eskilerden çektiğimiz kadar
Göklerde uçarken anayaSA
Kıskanırdı yaraSA
Güzel günleri anarken
Geçmiş gelir sanırken
Yarına ben ne diyeyim
Aşkın ile yanarken
Aşıkların efsanesi
Görüyorum oradasın
Yoksun aslında
Uzatıp ellerimi tutamıyorsam
Yoksun aslında
Bir yıldızın ışıklarına
Salıncak kurmuşsun
Yolla bana sevgini
Bulur elbet dengini
Saçlarının rengini
Özlüyorum Sevgilim
Sulardaki şırıltı
Zaman dolunca sanırım gitmek gerek,
Her güzel şeyin biteceğini bilmek
İşte bu yüzden doyasıya yaşamak
Her şeyi, ama her şeyi göze almak.
Bazen saniyeler ne denli uzun gelir,
Zaman bir asu olup koştuğunda
Dizginlemek mi istediğin yoksa!
Atlayıp sırtına, tutup yelelerinden
Gitmek dörtnala
Bir sahilde uçsuz bucaksız...
Yalarken denizin köpükleri nalları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!