Sert ve sağlam durur çakıl taşları
Oysa her bastığınızda nasılda kaypak
Savrulurlar dört bir yana yok ki başları.
Yine de serttir çakıl taşları başlarına buyruk
Hep ses çıkarırlar ezildikçe
Bir işe yarar mı bu, sizce?
Dün yine toplandık bir araya
Satmak için bir şeyleri koyduk sıraya
Haraç, mezat gitti gidiyor
Bu ne zenginlik ustacığım sat sat bitmiyor
Biraz ucuza gidiyor ama, sus be usta
Vatan Hainlerinin söyleyeceği, ne olur bu hususta!
Hep sorarım esen yelden,
Yitip gitme, dersen selden,
Kıskanırım seni benden,
Kanındanım, deme elden
Sineme ok atılsaydı,
Bugün çok önemli
Dünün hiç mi hiç önemi kalmadı.
Yarinlerin bir garantisi yok.
Elimde rakı kadehi, karşımda gün batımı.
Ayın çıkması içinde, çok erken.
Nasıl anlatsam o gözleri
Karşılıklı verilen sözleri,
Candan bakan gülüşleri,
Veda eder gibi öpüşleri.
Ilık ılık bir his
Sen bilmezsen kendini
Gücünü kuvvetini
Küçük düşünüp
Alçalırsan eğer
Bir gün gelirde
Sırtına vururlar eğer
Düşünüyorum
Boşmuş o sevdalı bakışlar
Hayat çok kısa, seni umursamaz.
Aşk bir kelime, aşksız da yaşanırmış.
Bak hala uçuyor bütün kuşlar.
Deniz dedin de, birden aklıma esti,
Endülüs de raks hala kırmızı
Kızıl saçlı sevgili
Ya da ecelin hızı
Yaşanmadan çalmasın
Kapımızı
Dört yöne yönelir
Düşümde bir ülke gördüm
Politikacıları yalan söylemeyen
Halk için çalışıp onlara hizmet eden
Bir ülke gördüm cennete benzer
Cehennem zebanilerinin yönetmediği
Bir ülke gördüm mutlu halkı
Dünya da en büyük benim.
Everest den de belki yükseğim.
Çelikten de serttir bileğim.
Geç bunları dersen haklısın,
İnsanlık için barıştır, en büyük dileğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!