Sen bu kentin nemli rüzgarlarına çarpıp yürürken
Eğilip gülümsersin, ayağına sokak kedisi yapışır
Narin ellerin o günahsızın başını okşarken
Aklına hep günahların takılır,kafan karışır
Markete gider bir sigara satın alırsın
Canın acımasın diye
Acımın üstünü örttüm görünmez oldu,Gönlün kırılmasın diye sustum içim içimden hesap sordu,kimseler görmesin diye bakar kör oldum,Bir şeyler söylediler incinme diye
Sağır Sultan oldum
Yalan dünyada özgürleşmektense kafeste kuş oldum beni sen besledin diye vefakâr oldu da
Bir mutlu olamadın
Seni mutlulukla tutukladı gözlerim
Yak geceyi..
O mumu da söndür..
Aç ışıkları..
Seni dinleyeyim..
İzleyeyim..
İnci gibi dişlerini,
Bu kavganın tutuşunda
Kenara çekilip
Gökyüzünü içine çekmeli mavi mavi
Denizi solumalı ardından
Kollarını iki yana açıp
Özgürlük kokmalı
Ben bana senden yakın bir ben ki
Sen sana senden uzak ki bir Fizan
Senin Sağın solun ayrı yerlerde, metruk, kopuk
Benim Senim sonum buz.
sessizliğin kulaklarımda çınlıyor
Ve gözlerin gece gibi kapattı gökyüzünü
Nereye kaçsam aynı sen sokağı
Atamadım ruhumdan sen kırıntılarını
Yola çıkarken kolumda gibisin
Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlara
Yeryüzünde dolaşan göçmen kuşlara
Yedi cihana haber saldım heyy yaban
Hiçkimse rastlamamış sana ve sevdaya.
Denize sordum,dalgalar yüzüme tükürdü,
Bana o mai rüyanın gerçeğini gösterecekmisin?
Pişmanlıkla bakmadan,
Sen,geldiğin saatlerdeki o yeşil huzuru,
O serseri sessizliği de getirecekmisin,
Peki ya kahkahasız gülüşlerimizi?
Geceye sor sevdamı, ey kara yazılı !
Gölgende dinlenirken, akşam olmuş,
Gözlerini seçerken ,düşmüş mehtaba
Kaybolmuş...
Yollara sor serabımı, ey gönül yolcusu
Her acının günü geçer,tazeler yarın kendini
Ezberi yok hatanın,hep birbirinin benzeri
Dost değil gönül samimi sandığın serzeniş
Bu da geçer gönlüm toparla kendini..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!