Keskin bir rüzgâr eser, yırtar geçer geceyi,
İçindeki kör nefis, unutturur heceyi,
Kır artık zincirini, çöz bu zor bilmeceyi,
Gönül gözü parıldar, aydınlatır seheri.
*
Kibre batan ruhların, kanar durur yarası,
Nefretle dolar taşar, şu kalbin mağarası,
Karanlıkta kaybolur, aklın siyah arası,
Ancak içten bir bakış, yener kara kederi.
*
Sahte yüzler ardında, gizlenir acı gerçek,
Yalanlar dünyasında, solacak her bir çiçek,
Sırrını ifşa eder, uçan her bir kelebek,
Kalbin derinlerinde yatar, aşkın cevheri.
*
Çıkar at şu maskeyi, yansın bütün riyalar,
Uykudan uyansın da, bitsin artık rüyalar,
Temizlensin o kirlenmiş bulanık deryalar,
Vicdanın sesindedir, insanlığın zaferi.
*
Zehirli oklar gibi, saplanır kör inatlar,
Çırpındıkça kırılır, göğe kalkan kanatlar,
Tükense de dünyada, koşulan tüm kır atlar,
Yürekte parlayacak, Hakkın eşsiz eseri.
*
Aynalar yalan söyler, dışına bakan göze,
İnanma sakın dostum, riya karışmış söze,
Ateşlerde yanıp da, dönmelisin sen öze,
Gerçeği gösterecek, aşkın yakan çemberi.
*
Kırbacı şaklayınca, zaman denen celladın,
Kalmayacak dünyada, ne sanın ne de adın,
Toprak olup gidecek, aldığın bütün tadın,
Gönül gözün açıkken, terk etmeli siperi.
*
Parçalanıp bulutlar, hakikat yağar birden,
Sıyırır insanoğlu, kendini kara kirden,
Arınır bütün ruhlar, kurtulur o zincirden,
Sevgidir bu cihanda, insanlığın rehberi.
Kayıt Tarihi : 29.08.2026 17:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!