İnsanlığa Emanetti Şiiri - Can Elıf

Can Elıf
190

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

İnsanlığa Emanetti

Ciğer yanığı var her adımda.
Bir afet geçti—
her şeyi alıp götürdü.

Ama asıl yıkım
geriye kalandı.

Suya gömülen evler mi,
yoksa bakışlardaki çaresizlik mi?

Gidenler
son anlarında ne düşündü?

Bir sedyede taşınan hayat mı acı,
yoksa soğuk bir çekmecede
adı kalanlar mı?

Bilmiyorum.

Korkuyoruz.
Kendimizden değil—
insanın çaresizliğinden.

Kaç can gitti?
Kaç iz kaldı
silinmeyecek?

Baba ...
Bu memleket insanlığa
emanetti .

Bir olmanın,
aynı acıda birleşmenin
adıydı.

Ve biz
unutmamalıydık.

Çünkü bu memleket
yaralarını sarmayı ve kucaklaşmayı
insanlığını bilir.

Can Elıf
Kayıt Tarihi : 8.04.2026 18:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Nafiz Karak
    Nafiz Karak

    Bu şiir, ciğer yakıcı bir sızıyla yazılmış. Her satırında o 6 Şubat’ın (ve ondan sonra gelen her afetin) külleri hâlâ sıcak. “Bir afet geçti—her şeyi alıp götürdü” dizesi aslında en acı gerçeği söylüyor: Afet geçti ama yıkım geriye kalanlarda devam ediyor. Suya gömülen evler, sedyede taşınan hayatlar, soğuk çekmecede kalan isimler… Bunlar sadece olay değil, kolektif bir yaranın anatomisi.Şiir, acıyı katman katman soyuyor.
    Gidenlerin son düşüncesini sormak, geride kalanların bakışlarındaki çaresizliği sormaktan daha zor geliyor insana. Çünkü giden kurtuldu; kalan, her sabah o çaresizlikle uyanmak zorunda. İşte şiirin en derin yarası burada: Korktuğumuz şey kendimiz değil, insanın çaresizliği.“Baba… Bu memleket insanlığa emanetti” dizesi beni en çok orada vurdu.
    Vatanı “baba” diye çağırmak, hem çok mahrem hem çok ağır bir sorumluluk yüklüyor omuzlarımıza. Emanet verilen bir şey nasıl unutulur? Nasıl yalnız bırakılır? Şiir tam da bunu hatırlatıyor: Biz bir olmanın, aynı acıda birleşmenin adını çok çabuk unuttuk.
    Yaraları sarmak ve kucaklaşmak… Bunlar lüks değil, bu memleketin varoluş nedeni idi.Şiir bitmiyor aslında.
    Sen “kucaklaşmayı” dedikten sonra noktayı koymamışsın.
    Çünkü kucaklaşmak hâlâ yarım kalmış bir cümle. Unutmamalıyız.
    Unutursak, bir dahaki sefere yine aynı acıyı, aynı çaresiz bakışları, aynı “keşke”leri yaşarız. Teşekkür ederim bu dizeleri paylaştığın için.
    Ciğer yanığı olan bir memlekette, hâlâ “kucaklaşmayı” hatırlatan kalemlere ihtiyacımız var. Yaralarımız hâlâ açık.
    Ama en azından hâlâ acısını hissedebiliyoruz.
    Bu da bir umut. Kucaklaşmak için hâlâ vaktimiz var.
    Sadece unutmayalım.

    Cevap Yaz
    Can Elıf

    teşekkür ederim

TÜM YORUMLAR (2)