Yaşam uzayıp kısalırken
Hayaller ve gerçekler arasında
O pür- hayal, pür- şiir yüklü ruhlar
Nasıl bu kadar haşinleşir
Olaylar zamanın ruhuna uygun akarken
ZEMHERİ AYAZLARI
Uzun zemheri gecelerinin ayazları
Dondursa da iliklerimi
Soldursa da gül pembe benzimi
YİTİP GİDEN GENÇLİĞİM
Dalgın dalgın seyrederken
Batmak üzere olan güneşin
Solgun ve yumuşacık aydınlattığı
ANILAR...ANILAR...
MUDANYA'DA YAŞANMIŞTIR
YOĞURDUN KAYMAKLARI
YONTU
Yonttu usta eller özenle Mermerin fazlasını Kaldı geriye heykeli
Antik çağların öncesinde Yarattı heykeltraş nadide eserini Aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’i
Kimler okşadı seni
Şehit düşer yüreğime
Gömülür bağrımın
En mutena yerine
Acısı damlar ciğerime
Taşıyamıyorum
ANILAR ANILAR (7)
MUDANYA’DA YAŞANMIŞTIR EKMEK FIRINININ KÜREKLERİ
Hayatım boyunca pek çok tehlikeli kazalar atlattım. Sizin de bildiğiniz gibi “Kaza geliyorum demez, geliverir”. Şimdi sizlere bu ilginç kazalardan birini anlatacağım. Annem o gün uzun uğraşlar sonucunda midye dolması yapmıştı. Babam her canı istediğinde Mudanyalı balıkçılara midye siparişi verir, ertesi gün avuç içi büyüklüğünde bir çavalye midyeyi (En az 100 tane) evimize gönderirlerdi. Annem de sırf babam istiyor diye hiç üşenmez o midyeleri saatlerce tel fırçalarla temizler, pırıl pırıl yapardı. Biz de kardeşlerimle etrafına toplanır, annemizi seyrederdik. Daha sonra fıstıklı, kuş üzümlü iç pilavını hazırlar, midyelerin içini doldurup büyük, kalaylı tencereye yerleştirip pişirirdi. Bütün ev mis gibi dolma kokardı. O gün yine midye dolmalarını pişirdi ve bana seslendi:
“İnci babana telefon et kızım, birini gönderip aldırsın. Dolmalar hazır” dedi. Çocukluk işte:
“Anne dolmaları ben götüreceğim” diye tutturdum. Annem kenarlı bir bakır tepsiye midye dolmalarını dizdi, üzerini sarıp fileye yerleştirdi.
“Dikkatli götür kızım sakın düşürme” diye tembih etti. Ben elimde file babama gidiyorum diye sevinçle yola çıktım. Sanırım (11-12) yaşlarındaydım ve çok zayıftım. Babamın iş yeri iskelede ve evimize bir hayli uzaktı. Neyse ben zorlanarak tepsiyi babama götürmeyi başardım. Babamın iş yerine gitmek çok hoşuma gidiyordu. Babam daktiloya temiz kağıt geçirir, yazmama müsaade ederdi. Ben de tek parmakla bir şeyler yazmaya çalışırdım. Bu çalışma beni çok mutlu ederdi. Harflere bastıkça çıkardıkları sesle sanki piyano tuşlarına dokunuyorum diye hayal ederdim. Bir de babam işi icabı geceleri geç geldiğinden onunla vakit geçirmek isterdim. Babam beni elimde tepsiyle görünce şaşırdı:
ANILAR…ANILAR…
MUDANYA’DA YAŞANMIŞTIR
EKREM BEY’İN KARPUZLARI
DÜDÜKLÜ TENCERELER
Gençliğimden beri nedendir bilemiyorum, düdüklü tencerelerden hep uzak durmuşumdur. Rahmetli annem her zaman hiç çekinmeden kullanırdı. Nohut, fasulye, mısır ve et gibi geç pişen gıdaları düdüklü tencerede pişirirdi. Ben tencerenin buhar saldığını gördüğüm an mutfaktan hemen uzaklaşırdım.
Ankara'da oturan ablamı ziyarete gittiğim, bir gün önce özenle yaptığımız etli lahana sarmalarını yaktığımızın ertesi günü, geceyi kızında geçiren kayınvalidesi sabah eve döndü.
DÜN / YASINA
Gelirken yedi milyarlık dünyasına
Çırılçıplak yapayalnızdı
Aradı ömür boyu ruh ikizini
Ha bugün ha yarın bulurum diye




-
Avni Hanok
-
Avni Hanok
-
Avni Hanok
Tüm YorumlarSaygıdeğer şair kardeşim Adı Mehmet şiirinizi okudum. Sade ve içtenlikle yazılmış. Sizi canı gönülden tebrik ederim. Saygılarımla ömrünüz uzun ve bereketli olsun.
Saygıdeğer şair arkaşım. Herhangi bir zorlama ve gereksiz sanat yapmaya ihtiyaç duymadan ifade ettiğiniz hem sade hem derinlikli şiirlerinizden dolayı tebrik eder saygılar sunarım. Ömrünüz bereketli sanatınız daim olsun.
Saygıdeğer şair arkaşım. Herhangi bir zorlama ve gereksiz sanat yapmaya ihtiyaç duymadan ifade ettiğiniz hem sade hem derinlikli şiirlerinizden dolayı tebrik eder saygılar sunarım. Ömrünüz bereketli sanatınız daim olsun.