işte geldik
gitmek üzereyiz,
bir orta oyununda
dünyaya ebeyiz
şımartılan yanlarımızla
umursamaz felsefemiz,
yıllar demir kıymıklı
kimin yontulmuşluğundayım,
tıraşım fiyakalı,ensem bi karış açılmış
acaba! hangi şamarın dul bekleşiyişindeyim
damar tıkanıklığım; bir bordür duvar entrika şekli
koptuğum dal sen
filizlerinde çürüyen ben,
bir duayla bulut versen
çiçek açacak bu beden
sarhoşluğum şişe diplerinde
burası bekleyiş
bu dört sütun arası
hem geceye hem gündüze
alaca bir hüzün ekleyiş
yanık kokar bir yer
gülmeler,evham içinde.......gülmeler
sevmeler gibi,kedinin fareyi okşayışında,
ovada kaybolmuş kuzu; çırtlak çırtlak meler
ahırdaki dört taraf delik deşiktir,koyun kuzu arayışında
aslen ten' den bir parçadır kopuğuna olan özlemi
aslen kan'dan kokuşmuşluğudur,aynı renkte ve aynı histe oluşu
tül,uçar entarisinden
tül,
tüy,uçar arifesinden
tüy
nazı düşer poyraza
eser deli deli,
bak taş yuvarlaması tombul yaşlarına
kayalıklarında nasılda seker,un ufak iner gamzelerine
ben hz.ismailin fedakarlığında,bindim kurban kaşlarına
al giymedim,al verdim bir koç boynuzunda sıraat seferlerine
kimi bıçkılı vaatlerin umursamaz hayvan haklarında
ten; dün geceki yağmurda
sicimin altındaydı,ıslandı
beden; yoğrulmuş çamurda
mavi göğe doğru yaslandı,
......... eğik başlar kiremit gözlerde
kimi uykusuz kimi bıtrak bıtrak
yaprak sarı,bahar kuzu meleyişinde süzülür
bir faytona binmiş ömür,daha kaç mevsim üzülür
bir yanım ağustos sıcağında,bir yanım büzülür
sığ yerlerimde sakladığım tebessümüm, senmisin dost!
kaç satıra balta vurduysam,kan yüzüme fışkırdı
devşiriyor bu dert
maviye benzer aslında sancımız
adım ve soyadım mert
aşk bizim çok yabancımız
yetiş bodur ağaçlı sık ormanlı belam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!