Yolgeçen hanıyım kapılarım kırılmış
İçime ansızın bir karanlık çökmüş
Yazılar yazmışlar duvarlarıma
Her gelen derdini içime dökmüş
Geceler ışığını gölgeler yolumu kesmiş
Ruhumu boğan şu karanlık şehrin
Bağrına dikili simsiyah taşlar
Asırları güne bağlayan nehrin
Göz pınarlarından döktüğü yaşlar
Yağmur başka yağar su başka çağlar
Rüyalarım çok karanlıktır
Girme derinliklerimde boğulursun
İşlerim sarpa sardı yarım yamalak
İnan hayatım darmadağınıktır
Aşkım sevgim bir anlıktır
Bir çocuk gibi saf, tertemiz,günahsız
Secdeye varsam Ya Rabbi gözlerimde yaş
Sıyrılsam bütün benliklerimden
Bütün günahlarımdan yavaş, yavaş
Bir rüzgâr esse ruhumun derinliklerinde
kör sağır ve dilsiz bu dünyanın
içinden bir akşam kaçasım gelir
arsız güler yüzüm içim kan ağlar
dilim durur kalbim sendelenir
gül açsa alem güllerim kurur
Gidip maziye gezindiğimde
Baktım şüheda secdede uyur
Kılıç sesiyle başlayıp yerde
Tekbir getirip göklere duyurur
Gökten ceddime sancak olmaya
Kumarbaza Çıktı Adımız
Oku Adam ol demişlerdi; olmadı ağabey
Çocukken en sevdiğimiz oyuncağımızı,
Büyüdük hayallerimizi çaldılar
Biz her şeyimizi oynamadığımız;
Hür uç kelebek gibi
Şu ağlarını yırt gel
Her an gelecek gibi
Çöl aş deniz kurut gel
Dağlar çiçeğe durur
Ben Filistin’im işte çığlıklarım vardır
Silahlarım, sınırlarım, kalelerim yok
Etrafımı çepeçevre kuşatan duvarlardır
Barut yağar kan yağar her gün üstüme
Ben Filistin’im işte bütün insanlığın sırtında suç
Bir dram yaşanır içimde acımasız mı acımasız
Paran kadar ağırsın
Varsa ağırlığın kadarsın
Artık herkes kısa gün kârında
İnsanlığın para etmediği,
Şu yağmanın rüşvetin sokaklarında
Anla ki ayakta kalabildiğince varsın
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!