Sabah uyandim hayatin bittigini
Anladim tüm yollar gider Allaha
Ayagin gidip elin ettigini
Taşlar dile gelip söyler Allaha
Kaçamak bulunmaz kayda geçilir
Sen ey boğulmuşken ufukları aşan adam
Yıkılımışken hayaller ayağa kalktın dirilttin
Etrafa gülücükler saçarak
Nasıl böyle kısa geldin ve gittin
Bir dağ gibiydik aramızda sen varken
Ardına düştüm bir vefasız yârin
Derdi bir avcının bürüdü beni
Ömrümü tüketti derdi yılların
Bir ömür ardına sürüdü beni
Kollarım kırıldı bir esir gibi
Agamemnon rahibine esir
Truvada unuttuğum şu sır
Doğranan bebeğe kırk üç asır
Geçti hatti hitaya yanarım
Agamemnonun hatırasına
Boşaltın içini bu günlük istihakınız
Kaldi millet bir deri varsa iştiyakınız
Atıştırın bu fırsat sonra açız dersiniz
Soyun bu yağma sizin nesil boyu yersiniz
Uyuttunuz millet uyanmaz bin yıl uyanmaz
Bir kar yağar şakaklarıma yavaş, yavaş
Sonbahar bitti kış geldi der gibi
Akşam olmuş uçan kuşlar bir telaşta
Gün tepeden aşıp gider gibi
Sokaklardan el ayak çekilir ansızın
Dolu, dolu sandım tükendi vaktim
Yürü, yürü çabuk koş ta boşuna
Yüküm dolsun dedim bu idi ahtım
Doluda boşuna boşta boşuna
Akıl hesap kitap tıkandı baktım
Bir kuş gördüm kanadı kırık
Ağaçlar kadar sessizdi
Benim kadar yalnız kalmış
Benim kadar kimsesizdi
Bir katrecik yüreğinde
Dedi bil bakalım hangisi önce
Yumurtamı yoksa tavuk mu önce
Dedim yumurtadan hep tavuk mu çıkar
Kümesin içine yılan sokunca
Dedi bölücülük yapıyon yine
Bakma gözümün yaşlı olduğuna
Üzerime gelse akbabalar
Yansam yıkılsam dökülsem
Ağlamaz babalar
Görmezsin duymazsın bilmezsin oğul
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!