Be hey yalan Dünya,
Neyini seveyim senin?
Çekmekle azalmıyor,
Şu dertlerim benim.
Be hey yalan Dünya,
Bu yeni ben, o eski ben değilim
Gülerek uğurluyorum, gidenleri!
Eskiden, yakardım tüm gemileri!
Kalem aynı kalem, kağıtsa beş gram
Eskiden sevince yazardım şiirleri
Devede de boy var demişler,
Zürafa, bu söze çok gülmüş
Haklısınız, devede boy var da,
O boyda, bu boyun yok demiş.
Çüş deyince durur demişler,
Şefkatli sözlere ihtiyacımız var,
Kırık kalplerimize süreceğimiz
Atomlar gibi kenetlenmeliyiz!
Yoksa, dört bir köşeye dağılacağız,
Hayat devam ederken hepimiz.
Ne çam devirdik!
Ne bardak fırlattık
Ne çanak kırdık!
Yangın var dediler
Olduğunuz yerde
Sende ölürsün bende!
Senide indirirler,
Yükseğe çıkaran eller,
Çukurdan yere!
Farklı olanların, adları, yalnızlıktır.
Başında ki düşünceleri kalabalıktır.
Farklı olanlar, hemen fark edilirler,
Rengi koyu siyah üzeri açık beyazdır.
Faklı olanların, bakışları çok farklıdır,
Gözlerini kapayınca, daha iyi görürler.
Varlık da herkes sever.
Yokluk da da sevsene!
Yaz olunca herkes gelir,
Kış olunca da gelsene!
Bağlanan eller kavuşur,
Gönülsüz kuşlar bile Rahmetinle uçup yolunu buluyor,
Gönlümden sana varılacak yolu bana göster Allah'ım.
Güneş için kumlara uzananlarda,
Solaryumlara, girenlerde yanıyor!
Güneşin altında çalışanlarda var,
Sağlık için gölgelere sığınanlarda
Yanmak kimilerinin derisini değiştiriyor,
Kimilerinin nem kapmış düşüncelerini!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!