Sen hiç güvenmediğin biriyle,
Bilmediğin bir yola girebilir misin?
Güller sana gönlünü açmışken,
Kötü kokuları tercih edebilir misin?
Kalbin Sulh ile teskin olmuşken,
Aslında söyleyecek ne çok sözüm varmış halden anlayanlara,
Duvarlarla konuşuyor hissediyorum Dilruba, bazen kendimi
İtirazların, doğruya ulaşmam için kamçılıyordu düşüncelerimi.
Bilsen ne çok değiştim, artık değiştirmeye çalışmıyorum kimseyi,
Ah yumuşak gönüllü Dilruba benim mevsim geçişlerimin sebebi,
Hiç dokunmadan, uzaklardan hissettirmeye devam et sevgini,
Efendim dedim, ete ve kemiğe bürünenlere
Düşündüm de Allah kullarının gönlünde yer alır.
Görmeden sevenlere, Allah kendini hatırlatır.
Ölüm var, ölüm ardında ne var düşünen yok!
Ruh var, gönüllerde, beklenen o heyecan yok,
Can var, tüm mevcudatta cananını gören yok!
Nefis var, yoktan var olanların hiç ölesi yok!
Olup biten her şey bir kün tohumundan
Tohumun dallı budaklı ağaca dönüşmesi
Hakikatin meyvesine olan tutkunluğundan.
İlk görüşte beni Aşka inandırdın
Gönlün sahibini hesaba katmadın
Bir gönülde iki Aşk kalır mı sandın?
Her nefes alışta Aşkı usandırdın
Ben onu hiç sevmedim demişsin
İnan bunu hiç kafama takmadım
Bana bir büyü yapmışsın Efsa
Gözlerim bir başkasını görmüyor
Ölü toprağı sermişsin üzerime
İyi, güzel şeyler bende yetişmiyor.
Çek kirli ellerini yakamdan Efsa
Önce dinledim
Sonra sustum
Kırılmasınlar diye,
Ağır sözlerine
Cevap vermedim.
Doğru sözüne lafımız olamaz bizim
Kalp kırmaya niyetlisin dilin kemiksiz.
Azıcık Sevgi, azıcıkta olsa, insan olanda Merhamet doğurur
Merhametliyim diyen, merhametsiz olanı nasıl olur savunur?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!