Ölü bir şairin not defteri var cebimde
Hatıraları eski bir masa üstünde
Gömüldüğü yer bilinmiyor
Deri kaplı kitaplarda şimdi adı
Şiirleri var insana ve geçmişe dair
Hüzün kokan
Gerçeğin aynası hüzündür oysa
Yangın yerine dönerken vatanım
Yüreğim çığlık çığlığa
Tarihimin tekerürüne ramak kala
Bir diriliş ile uyanıyorum meydanlarda
Malazgirt'te alıyorum Sancağı
Özlenecek anılar kaldı mazinde
Heybemde acı ve hüzün taşıyorum
Gülüşün kalmış aklımda
Bir rüzgarlı günde dağılan saçların
Gözlerine asılı gözlerim
Geride çok eskilerde mazinin kuytu köşesinde
Gizlenen Acının peşinden geliyorum
Sırtımda pişmanlıklar küfesi
Gün hüzne gece olmaz yaralara gebe
Her durakta anılarımı topluyorum
Bulutlara adını yazarken yüreğime akıtıyorum gözyaşımı
Uzakta yankılanıyor gülüşün
pusuya düşmüş yaralı bir yürek taşıyorum ayışığında
Yakamozlar ülkesinden geliyor şimdi sesin
Yakılan kitaplarda aranıyor mazim Kadim sevdalara selam durmuş bir aşkın bakiyesi şimdi gözlerin
İhanet mevsiminin solmuş çiceğisin...
İhsan Yatkın
Bundan garı Roman yazmalıyım
En içli en dramatik aşka dair
Hüzün kokmalı cümleleri
Gözyaşı akmalı satır aralarından
Sonu yine hüsran olmalı kız fakir
Delikanlı zengin olmalı
Yokluğun çöküyor üstüme
Her yola çıktığımda heybemde acı
Yürek yanarken akşam üstü
Yanlızlığımla kolkola uzaklardayım
Acılarıma Kokunu sürüyorum
Gözlerimde duman duman tüten sensin
içli bir ezgi sesi var kültürümün tüm deseninde mezopotamyada diclenin kıyısında fıratın heybetinde muradın tam kalbinde hüznün çağlayarak aktığı bu yerlerde.kimi kürt kimi türk kimi arap yürek dili aynı olan bu topraklarda acısı bir sevinci bir kaderi bir aşkları vatan sevgisi olanlar birlik yumağı olmuşları kim çözer kim pişmiş aşa su katar kim bozar kardeşlik notalarını ve kim katleder yetim kalmış ezgileri.halayları horonları.kimler nifak tohumları eker bu bereketlı topraklara hangi cani kardeş kanı ile yıkanır yanlız bizmi kanlı gözyaşı akıtırız içimize analar tek başınamı ağıt yakar feryadlar taş duvarları aşmazmı yoksa dönülmez yollarımıdır dağlar sahipsiz mezarlarmı ömrümüz sessiz bir çığlıkmı feryadımız kimseler duymazmı bi çare olanları yoksa dünya boşaldıda bizimmi haberimiz yok yeryüzünün yetimlerimiyiz kimsesiz ve yanlız vicdan ve merhamet dargınmı bize yürekler parçalanırken ortadoğuda kurban edilirken insanlık üç kuruş etmeyen dünya nimetine çiğnenirken kardeşimin iffeti ve timsah gözyaşı dökerken dünya bizi dolara euroya satarken birileri güçlü hakkını alırken mazlumlardan vicdanlar sağırmı kesildi duyun bizi ey insanlık duyun anlayın ve düşünün...
İhsan Yatkın
"Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir." (Enfal Suresi, 46)
Kırgın bir yürek taşıyorum hayatın dar sokaklarında.
Gülmeyen gözlerim buluta asılı
Yaralı bir martının telaşındaı ömrüm
Sensizlik hayallerimi alıp götürüyor maziye
Aşkı yeniden anlamlandırıyor adın
Yakamozlarda resmin
Bir gün ortasıydı gittiğimde bu kent
Acı ve özlem kalmıştı ardımda
Geceyi kara asfaltlı yollarda karşıladım
Yarına ait sözler dökülmüyor dudaklarımdan
Ve zaman susmuştu...




-
Gülseren Badem
Tüm Yorumlarihsan merhaba ben gülseren nasılsın?
iletişimimiz koptu sandın ama bak sana nerden ulaştım
şiirini çok beğendim.
hoşçakal