İyi niyetli bir hayal kurdum.
Gerçek olsaydı eğer,
Ne güzel olurdu yurdum...
Vaatler tutulsa,
Düşmanlıklar unutulsa,
Dört duvar, bir kapı, perdesiz bir pencere,
Birkaç plastik tabak ve küçük bir tencere...
Yerde çürük bir hasır, yırtık bir kilim;
Gazeteden sofrada ekmek var birkaç dilim...
O gülle aslında çöpe atılan,
Bir parça aşkımdı, bir parça bendim.
Kalbinin kapısıydı yüzüme kapatılan,
Ne yazık ben bunu yeni öğrendim...
Duyduğumda kıyametler koptu içimde,
Doğma bebek, doğma şu pis dünyaya,
İstesen de düzene sokamazsın sen...
Aldanma gördüğün pembe rüyaya,
Çıkan çivileri çakamazsın sen...
Görünce dünyayı düşüncen donar,
Bunca yıl gerçekten tanımadıysan,
Laleye, sümbüle, güle sor beni...
Gönül kapısını kapamadıysan,
Rüzgara, melteme, yele sor beni...
Sudan manilere karnım tok benim,
Şu koca dünyada bir okyanustum,
Göl oldum güzelim senin uğruna.
Beynimi çıkarıp duvara astım,
Del'oldum güzelim senin uğruna...
Bir göz idim hep güzele bakardım,
Bunca sıkıntıyı, bunca çileyi
Çekerken aklımı yitirdim gitti...
Aşk denilen şu püsküllü belayı
Gönül zindanına yatırdım gitti..
Huzuru, refahı rafa kaldırdım,
Sevmekle ölmek ayni şey bizim için.
Bir yeşil göz için ölürüz,
Bir tatlı söz için ölürüz,
Bir güzel kız için ölürüz.
Bahar için ölürüz,
Yaz için ölürüz...
Öyle bir nesne ki onun yoluna,
Kardeş kardeşine düşman kesilir.
İnsan dayanınca onun koluna,
Onsuz senelere pişman kesilir...
Bir kere oturan artık kalkamaz.
Sevdamızın şafağı söktü, sökecek,
Artık kader yanımızda güzelim...
Yalnızlığa kara duman çökecek,
Güzel günler önümüzde güzelim...
Hasret zincirleri çiçek açacak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!