Bugün ben bende değilim, sormayın hâlimi,
Susturdum dilimdeki o bitmez meali.
Kendi içimde yitik bir yolun yolcusuyum,
Yıkılmış bir sarayım, terk edilmiş bir vadi.
Dokunmayın hayalime, camdan bir kasedir,
I.
Gönül soframı açtım, her gelene yer verdim,
Gözyaşı dökenlerin dertlerini derledim.
Bir ömür ki başkasının yüküyle tükendim,
Ben herkesi anladım, bir ben anlaşılmadım.
II.
Deşmeyin kalbimdeki yarayi
Yaram azar doktorlar bakar
Neşter vurmayin yarama
Dahada azar yaram doktor
Yarime selam salın ilaçım
Dünya güzeldi İnsan gibi insanlarinla
Yokluk vardi ama kimse aç yatmaz
Sofrayi paylaşirdi bir sokak sokak
Komşu komşu değil kardeşti
Herkes aslini bilirdi ve duracak yeri
Bir ben biliyorum yaşadığım
Tatli ve aci hatıralarımi
Yorgun duşen ayaklarimın
Yorgun duşen ellerım ın
Bir kamera açıldı umut dolu bir akşam,
Genç bir yürek sordu, "Neler olur o zaman?"
On yıl sonrasına bir köprü kurmak için,
Kayda geçti o anlar, bir hatıra, bir nişan.
Anasına sarıldı, sordu gülümseyerek:
Bazalt taşların dilidir bu feryat,
Ben sana sevdalıyam, ey mahzun şehir.
Hevsel’de yeşeren kadim bir umut,
On Gözlü Köprü’de akan o nehir,
Seni fısıldar her bir şiir.
Alnında çizgiler, dünden bir anı,
Gözlerinde saklı Mezopotamya’nın tanığı.
Dicle’nin akışında bir sükûnet var sanki,
Sende can bulmuş Diyarbekir’in vakur yanı.
Bir yanın Dersim’in dağların asaleti gibi derin,
Bir bakışla başladı ruhumdaki fırtına,
Durgun denizlerimi bir anda dalgalandırdın.
Dünyayı sığdırdım da şu garip sırtıma,
Bir senin yokluğuna beni inandıramadın.
Sessizce sokuldun, kapımı çalmadan girdin,
Aynı bulutun gölgesindeyiz seninle,
Bir damla düşse senin kirpiğinden,
Benim yanaklarım ıslanır sessizce ANNE,
Hiss ederim o sızıyı en derinden.
Senin gözlerinde biriken her keder,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!