İçimin Gürültüsü Şiiri - Zühre Türkeli

Zühre Türkeli
187

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

İçimin Gürültüsü

Kimin kalbi aynadır, kiminki sadece puslu bir cam?
Hangi tebessüm sahicidir, hangisi dilde asılı bir gam?
Çözmek istedikçe düğümleri, ellerim hep boş kaldı;
İnanmanın o ağır vebali, ruhumu derin bir sessizliğe saldı.
​Öyle bir eşikteyim ki şimdi, ne geri dönebilir ne gidebilirim,
Kime "sevda" desem, sonu uçurum; çok iyi bilirim.
Sözlerimi topladım bir bir, kalbimin en kuytu dehlizlerine,
Mühürledim kapıları, bakmasın kimse bu yaralı gözlerime.
​İçime attığım her kırgınlık, artık bende birer dağdır,
Dışarıdaki sahte kalabalık, aslında en büyük yalnızlığımdır.
Birine inanmanın huzurunu unuttum, o köprüler çoktan yıkıldı,
Kendi sessizliğim, en güvenli kalem, en dürüst sığınağım oldu.
​Sitem etmiyorum artık ne rüzgâra, ne de kuruyan dala,
Çünkü bilirim ki; sahte bir bahar, bin kıştan daha zor gelir cana.
Bu yüzden sustum, bu yüzden her şeyi içimin derinlerine gömdüm,
Ben kendi kalbimde ölenleri, yine kendi sessizliğimle gömdüm.
​Artık ne beklediğim bir gemi var, ne de sığındığım bir liman,
İnsanın en büyük gerçeğiymiş; kendine sakladığı o koca cihan.
Varsın kimse anlamasın, varsın dilsiz sansınlar bu fırtınayı,
Ben artık içimde taşıyorum, dünyaya sığdıramadığım o derin yarayı.

Zühre Türkeli
Kayıt Tarihi : 23.03.2026 17:49:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!