Kimin kalbi aynadır, kiminki sadece puslu bir cam?
Hangi tebessüm sahicidir, hangisi dilde asılı bir gam?
Çözmek istedikçe düğümleri, ellerim hep boş kaldı;
İnanmanın o ağır vebali, ruhumu derin bir sessizliğe saldı.
Öyle bir eşikteyim ki şimdi, ne geri dönebilir ne gidebilirim,
Kime "sevda" desem, sonu uçurum; çok iyi bilirim.
Sözlerimi topladım bir bir, kalbimin en kuytu dehlizlerine,
Mühürledim kapıları, bakmasın kimse bu yaralı gözlerime.
İçime attığım her kırgınlık, artık bende birer dağdır,
Dışarıdaki sahte kalabalık, aslında en büyük yalnızlığımdır.
Birine inanmanın huzurunu unuttum, o köprüler çoktan yıkıldı,
Kendi sessizliğim, en güvenli kalem, en dürüst sığınağım oldu.
Sitem etmiyorum artık ne rüzgâra, ne de kuruyan dala,
Çünkü bilirim ki; sahte bir bahar, bin kıştan daha zor gelir cana.
Bu yüzden sustum, bu yüzden her şeyi içimin derinlerine gömdüm,
Ben kendi kalbimde ölenleri, yine kendi sessizliğimle gömdüm.
Artık ne beklediğim bir gemi var, ne de sığındığım bir liman,
İnsanın en büyük gerçeğiymiş; kendine sakladığı o koca cihan.
Varsın kimse anlamasın, varsın dilsiz sansınlar bu fırtınayı,
Ben artık içimde taşıyorum, dünyaya sığdıramadığım o derin yarayı.
Kayıt Tarihi : 23.03.2026 17:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!