SÖZÜM OLSUN ÖĞRETMENİM
Öğretmenim,
ödevlerimi coronaya sor
bana pencereden baktığım günleri sor
pencereme konan kuşlarla arkadaş oluşumu sor
Güneş kapamaya görsün yüzünü
haberci kara bulutlar sarar gökyüzünü
bir fırtına bir şimşek
ardından yükselir acı çığlıklar
ölen rahmetli ‘’ yiyecek ekmeği yokmuş''
kalan şükürlük
ŞEHİDİN İLK DAMLASI VATANINA SON DAMLASI OCAĞINA DÜŞER
Salih’in evi alışıla gelmiş günlerden farklı bir gün yaşıyordu. Salih’in büyük oğlu, küçük oğlu Can’nı öpmüyor, Can’la oynamıyordu. Abisi Can’nın tanıdığı tanımadığı büyüklerin elini öpüyordu, abisini büyükler öpüyordu. Abisini annesi öptü. Annesi hıçkıra hıçkıra ağlıyor, dönüp dönüp abisine sarılıyor. abisi, annesinin elini öpüyor. Abisi, babasının elini öpüyor, babası abisini… Abisi Can’ı öpüyor. Can şaşkın.. Abisi, ‘’Hoşcakalın.’’ diyor. El sallıyor. Abisi gözden kayboluyor. Anne, ağlamaya devam ediyor. Baba sesizliğe bürünmüş, bakışlar durgun. Eş dost akraba,’’ Allah kavuştursun.’’ diyor. ‘’Sayılı gün tez biter.’’ diyor. ‘’Allah sağ salim dönüşünü nasip etsin.’’ diyor. Annesi soruyor, ‘’Kınalı kuzum sağ salim döner mi? diyor. Eş- dost, ‘’ İnşallah.’’ diyor. Can, olan biteni anlamaya calışıyor. Kulaklarında büyüklerin sözleri yankılanıyor. Sözler peş peşe, ‘’ İnşallah, şaş Allah, sağ sağ, salim, salime, selim’, ’Kınalı kuzu’’ İyi de evde kuzu yok. Bir tek Can’nın bildiği ‘’ Miyav’’’ var.
Evde bir sessizilik bir sessizlik… Salih gitmiş, eş dost dağılmış. İçin için ağlayan bir anne, duvarla bütünleşmiş bir baba… Babanın kucağında Can. Can şaşkın… Babaya bakıyor, baba evin yedek duvarı. Can bilse nabız atışını yoklayacak. Nefes alıp verdiği, nabızlarının attığı kuşkulu.. Anneye bakıyor, anne gök gürültüsüz yağışta, Gözyaşı, sel. Dökülen gözyaşları şalvarının oluşturduğu vadide toplanıyor. Şükür eşyalar güvende. Can anlıyor, üzücü bir durum var. Başlıyor sorulara:
- Baba, anne niye ağliyi?
- Oğlum, abini askere yolladık.
- Asgerlik kötü bi şey?
SÖNEN UMUTLAR
harman ettik
yalanı dolanı
bereketi ile yağdı
açlık yokluk
cek-cak'larla büyütüldük
mış-miş'lerle uyutulduk
............bölündük, bölündük
..................yutulduk, yutulduk...
ne ilk
SOR ANNE SOR
Koş anne koş öğretmenime koş
Sınav olduk kâğıdımı verdim boş
Öğretmen bana acımadı verdi elli
Benim geleceğimle oynuyor belli
SORMA GARDAŞ
.
umutlar keselemiştik bahara
cemre düştü mü vuracaktık ilk kazmayı
………………….ölçüp biçecektik basmayı
……………………bağlayacaktık yazmayı
ŞİİRLER İNLEMESİN
Şiir,
küheylan değil ki köstekleyesin
rahvan ola
ŞİİR YAZACAKSAN
Şiir yazacaksan eğer;
Savaştan söz etme ne olur
Korkuyorum, korkuyorum…
Uykularım bölünüyor, bölünüyor…
Şiir yazmak zor iş usta
Şiir yalan götürmez asla
Kötülük tartıda ağır geldi diye
Övgüler yağdıramazsın kötülüğe
……………………………..alkış tutamazsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!