B’ALIK
Bir keresinde balığa gitmiştik Rana!
Hani her şeyin boğucu olduğu
Mazot kokusunun, karbonmonoksitin
Yaygın olduğu
Yalnız insanların yaşadığı çağda
Bazen krizlerim tutar benim
Buna korkularımda eklenir
El ele tutuşup karşıma dikilirler
Sussam olmayacak bağırsam ayıp olacak
deyip iki dudağımın arasındaki terazisiz hakimin kararına kalmış hallerim.
Bazen gözümün sonsuza kadar kapanmasını isterim
Beklemek katıdır
Kabuk tutan bir irin
Beklemek gridir
Ne beyaz
Ne siyah
BELİRSİZLİK
Beni ne ölüm korkutur
Ne yalnızlık
Karanlık odalarda terk etseler beni
Kimsesiz ormanlara atsalar
Çakallar sürüsüne mazhar olsa bedenim
BENİM HAYAT
Yakın çağdır evet,
Her şeyin en kıymetsiz ve kolay olduğu zamandır.
Yuva,
Baba ve hayat
Daha görmedim bedelini ödemeyen evlat,
BEN MİYİM KABAHATLI
Ne güldüğün bellidir ne ağladığın
Ne sabahsın ne akşam
Ne ekşisin ne tatlı
Şimdi ben mi oldum kabahatli
BETON MANİFESTOSU
Bir boşluk,
Betonarmeler
Kafası kesilmiş canlar,
Kafası yetmezmiş gibi
Kanadı ve kolları kırılmış
Kocaman bir bilinmezlik ülkesi şimdi içim
Bir yol koydular önüme bir demdir ne biçim
Bilinmez, alın yazım kara lekeyle örselenmiş
Hiçbir silgi hiçbir daksil silemez
Kaderin cilvesi kapı eşiğinden güzellikler dilemez
Bilir misin?
Kalbimde kaç yıllık intizar var
Hain gecelerin beynime uyguladığı gaddar tarife,
Oksijensiz kalmış gibi hareketsiz baktığım rutubetli tavan,
Adı tasarruflu ancak tasarruftan habersiz olan
BİR SEVDA İÇİN
İnsan bir sebep için var olmalı
Bir sevda için bir aşk için
Kendinize bir ölünecek yol seçin
Sonra bırakın her şeyi bu diyardan göçün.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!