Bindiği dalı kesenlerden,
Yediği tabağa pisleyenlerden,
Birbirlerine, kin ve husumet besleyenlerden,
Yaşama şevkim tükendi, yoruldum anne!
Mukadessat ile insanları kandıranlardan,
Yerinde olsaydım,
Gönül köprüleri kurardım.
Zalimlerin önünde durardım.
Ölümü çok tefekkür eder,
Rahmani yollarda nefsimi yorardım.
Görülmesi gerekeni görmeyenlere,
Hayat gergefinde kardeşlik nakşını örmeyenlere,
Yazıklar olsun!
Yediği tabağa pisleyenlere,
Husumet duygularını besleyenlere,
Yazıklar olsun!
Anne, insanın sayılı ömür miadı, coşkun akan bir pınar gibi, çarçabuk akıp gidiyor!
Sen sağ iken, ben otuz yedi yaşındaydım.
Gücüm kuvvetim yerindeydi.
Gözlerimin feri tamdı.
Her şeyi çok rahatça görebiliyordum.
Oysa şimdi, yirmi iki yıldan beri gözlük kullanıyorum.
Yastıklar bana küskün ben de yastıklara
Gönlümün şeref misafirleri benzer fıstıklara
Okudum pür şevkle sevda kitaplarını
Benzettim ana fikirlerini gerçek dostluklara
Yorganlar benden aciz ben de yorganlardan
Yazabilseydim şayet,
Hz Hamza’nın karşinda benim ben diyen babayiğitlerin, korkudan nasıl tir tir titrediğini yazardım!
Yazabilseydim şayet,
Hz Bilal’in en ağır işkencelere rağmen, “Allah Ehad Allah Ehad, Allah Ehad” deyişini yazardım!
Yazabilseydim şayet,
Hz Ali’nin Allah habibi uğruna babayiğitler gibi ölüm döşeğine yatışını yazardım!
Sağ elimin pazı na senin adını, sol elimin pazı na da kendi adımı yazdım.
Tarihe mal olacak bu nadide aşk ve sevdamı, asırlık çınar ağaçlarına kazıdım.
Tımarı henüz yeni yapılmış sevdanın küheylanına binince,
Yar visali bir an önce olsun diye, mola vermeksizin aşk ve şevkle dörtnala yol aldım.
Gözlerindeki beni bir an görmezsem, aklım başımdan gider olurum sanki mecnun.
Soracaksan beni,
Uzun ve sıkıntılı kış gecelerinde, altında sessiz sessiz ağladığım yorganıma sor!
Yolunu gözlemekten yorulan gözlerime, sana sevdalı olan kötülük bilmeyen yüreğime,
Sana güzel görünmek için,önünde defalarca saçlarımı taradığım sırdaşım olan aynaya sor!
Sana olan duygularımı yazdığım, önümdeki karbeyazımsı kağıda,velimdeki kaleme,
Uykusuz geçirdiğim gecelerin sıkıntılarına ve geçmek bilmeyen saatlere sor!
Geldim göremedim.Sordum söylemediler.
Aradım bulamadım.Burayı terketti dediler
Gözlerindeki bakışların,aşk ve heyacanı bende kalmıştı,
Sakla onları gönlünün derinliklerine! göm dediler
Seni yutkunurken,nefesimi tuttum.Resmine baktım.
Nasip değilse,sevgi hamurunu yoğurmak,
Sevdalardan aşkların en güzelini doğurmak,
Boşunadir meydanlarda nara atıp bağırmak,
Yalandır dolandır,sevgisiz yüreklerde yari çağırmak,
Sorgula yar kendi kendini!




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.