Evel yüce dağ gibiydi
Şimdi iki büklüm olmuş
Bastıgı yeri titretirdi
Şimdi iki büklüm olmuş
Zaman iyi davranmamış
Gönlüm yedi yerde kırık sınıkçı
Sargıyla sarsan yerine kaynar mı
Dinmiyor yüreğimin sızısı
Gönül yarası bu kabuk bağlar mı
Sırası gelen savuşur
Kime kalmış koca dünya
Ecel ayağıma dolaşır
Kime kalmış koca dünya
Zehirine ekmek bandık
Gönül koymak sana içimden gelmiyor
Hatırladıkça o eski günleri dost
Bir selam salmak vakitten çalmıyor
İçimden sitem edesim geliyor sana dost
Kara kedimi girdi bilmem aramıza
Sivas dağların ötesi
Üstüme düşer gölgesi
Bitmez gurbetin çilesi
Gözümde tütüyor sivas
Gidek dağ tepe gezek
Bizleri gördüğüne sevinmemiş gibisin Sivas
İnsan bir hoş geldin der hemşerim
Hatırından çıkarmış bizleri unutmuş gibisin
İnsan bir hal hatır sorur Sivas
Terki diyar ettik uçsuz bucaksız sivası
Sanki dikili bir taşımızmı kaldı
Tersine çevirdik deli poyrazı
Geriye dönüp bakmaya kangal yüzümüzmü kaldı
Kara saban saplandı taşa
Sivasta kalmadı kimi kimsemiz
Baykuşlara mesken oldu yerimiz yurdumuz
Kalmadı toprağındanda bir dikili taşımız
Bana yabancı gibi bakma sivasım
Acılar yüreğimde depreşti
Özlüyeceğim buraları
Yüreğimde kor gibisin
Kaşıyacağım yaraları
İnceldigi yerden kopsun
Yerinde yeller esiyor
Bir bir umudumuz kesliyor
Gayrı bize sivasta yalan oldu
Bu sene gönlüm sılayı arzuluyor
Gözlerim yol çeker oldu
Günlerimi doldurdum gurbette




-
Hüseyin Bayır
Tüm YorumlarKalemine sağlık