Geldi yine ayın kırkı
Çaya talım ediyoruz
Yıkılsın fakirin barkı
Şükre talim ediyoruz
Cepte kalmadı mangır
Ekmeğime taş koydular
Kırılmadık dişimmi kaldı
Biz açken onlar doydular
İnsandan vicdanmı kaldı
Gelen gider sallar taşı
Ne kışı belli nede yazı
Ne kareyeli belli nede poyrazı
Serçelerin bitmez tükenmiyen avazı
Mevsimler terse döndü bu sene
Zemheri bahar ayını andırır
İntikamını aldın felek yüreğin soğudumu
Şimdi için rahat etsin
Yak bundan sonra eline kınaları
Toy kurulsun düğün bayram etsin
Duvar ördüm üç sıra tuğla
Hayranım yar boyuna posuna
Yol üstünde uyumuşta
Yüklüktedir döşeği
Yolda yürür yalın ayak
Yaş geldi elliye dayandı
Ufak ufak yol görünüyor
Sancılar sık sık canıma uğradı
Ufak ufak yol görünüyor
Zamlar aldı başını gidiyor
Bakkala kasaba uğramaz olduk
Zam yağmuru bir türlü dinmek bilmiyor
Çarşıya pazara uğramaz olduk
Giden gelen anlatıyor ulaşı
Ulaş eski ulaş değil diyorlar
Sanki bir hayalet şehre bürünmüş
Bun dada bizlerinde suçu var gardaş
Mesken tutmuş yayla başını
Çok özledim yuhha ekmeğiyle aşını
Dilek edinmiştim toptaşını
Gel gör ulaşta kimseler kalmamış
Tecer dağlarına kara duman toplanmış
Şehirlerde zerhir yiye yiye
Ekmeğin suyun tadını unutmuşuz
Köylerde ne var diye diye
Sanki kırk yıllık yabancı olmuşuz




-
Hüseyin Bayır
Tüm YorumlarKalemine sağlık