Ben kaçarım felek beni kovalar
Gözcülerini saldı benim peşime
Türlü bahanelerle beni oyalar
Ses veren olmadı benim sesime
Yar gitti başka alemlere daldı
Hakikatı söylemek boynumun borcu
Yoksa vebali boynumda kalır
Yanlışla doldurma heybeyi hurcu
Yol iz bilmeyenden seyyahmı olur
Eğriye doğruya olmuşum tanık
Bürünmüşüm karalara
Deli gönül yasta şimdi
Sürünürüm aralarda
Deli gönül hasta şimdi
Ağlıyorum için için
Evel yüce dağ gibiydi
Şimdi iki büklüm olmuş
Bastıgı yeri titretirdi
Şimdi iki büklüm olmuş
Zaman iyi davranmamış
Gönlüm yedi yerde kırık sınıkçı
Sargıyla sarsan yerine kaynar mı
Dinmiyor yüreğimin sızısı
Gönül yarası bu kabuk bağlar mı
Gönül koymak sana içimden gelmiyor
Hatırladıkça o eski günleri dost
Bir selam salmak vakitten çalmıyor
İçimden sitem edesim geliyor sana dost
Kara kedimi girdi bilmem aramıza
Bizleri gördüğüne sevinmemiş gibisin Sivas
İnsan bir hoş geldin der hemşerim
Hatırından çıkarmış bizleri unutmuş gibisin
İnsan bir hal hatır sorur Sivas
Terki diyar ettik uçsuz bucaksız sivası
Sanki dikili bir taşımızmı kaldı
Tersine çevirdik deli poyrazı
Geriye dönüp bakmaya kangal yüzümüzmü kaldı
Kara saban saplandı taşa
Sivasta kalmadı kimi kimsemiz
Baykuşlara mesken oldu yerimiz yurdumuz
Kalmadı toprağındanda bir dikili taşımız
Bana yabancı gibi bakma sivasım
Acılar yüreğimde depreşti
Feleğe bir can borcum var
Onuda al senin olsun
İster zarara say isterse kar
Onuda al hep sizin olsun
Hayat bana oldu kumar
Kalemine sağlık