Ver elini memlekete
Yollarla barıştık yine
Hasretinden muma döndüm
Dostlara kavuştuk yine
Başımın üstünde yerin var
Terki diyar ettik bizler sıvası
Sanki yaban eller bize yar mı kalacak
Sarılmadaki sarılmıyor madımağın kanayan yarası
Bu gidişle muradımız gözümüzde kalacak
Yaşanacak hali kalmadı dünyanın
Ayan beyan bellidir sonu
Yerin dibine batsın şöhretin şanın
Hal bilmezlerin dilinde müşküldür halım
Işığım körerdi görmüyor gözüm
Gayri bayramlarda seyranlarda aramaz oldun
Böyle arkadaşlık olur mu Mustafa
Senden çok mu şey istedim bilmiyorum
Böyle dostluk olur mu Mustafa
Acı havadisler verip duyorsun memleketten mustafa gardaş
Sen anlatıkça yüreğim cız ediyor
Anlattıgın gibiyse bizim oraların hali
Desene demirbelin yerinde şimdi yeller esiyor
Adan zeye herşey oldu ateş pahası
Bulguru makarnayı müzeye kaldırdık
Çarşının pazarın yolunu unuttuk
Hıyarı domatesi müzeye kaldırdık
Yar sözlerin yüreğime dert oldu
Şu yaban eller bana yurt oldu
Baharda açan güllerim soldu
Narı hasret tutuştu gönlümde
Acılarım günbegün katmerlenir
Ne akıllı nede deli
Ne söylüyor bu serseri
Aklı kıt zekası geri
Ne söylüyor bu serseri
İnsanlık insandan törer
Hayvanlığa ne hacet var
İnsan olan yol sürer
Zalimliğe ne gerek var
Senden benden diye ayırma
Çocukluğum hayal mayal gözlerimin önünde geçiyor
Simsiyah saçlarım kara kaşlarım vardı
Zaman sular seller gibi akıyor
Nereye akıp geçip geçtiniz yıllar
Yorulmak nedir hiç bilmezidim




-
Hüseyin Bayır
Tüm YorumlarKalemine sağlık