İmliyi kaçmış gibi sökülür ömrüm
Her saniye zarara uğruyor günüm
Ne bayram bilirim nede düğün
Hayat bana kördüğüm oldu
Gölgem dünyaya ağır geliyor
Görmeyeli bir hayli yıl oldu
Gözümde tütersin Sivas
Bu gurbetlik beni yordu
Korkarım ki bu gurbette çakılı kaldım
Şehirden şehire göç et dur göçebe gardaş
Ekmeğinin peşine düştün rızkın mı ararsın
Sanki biz paçayı kurtardık ta şehirde
Köyde kalanlar sanki acından mı öldü
Çok özledim köyümü
Burnumda tüter oldu
Pınarda soğuk suyunu
Derdime yeter oldu
Yana yana kavrulmuşun
Ayak bastığın o topraklara kurban olayım
Bir zamanlar oralarda bizde yaşadık
Dur eylen senden havadis sorayım
Ayak bastığınız o topraklara kurban olayım
Kuru besmeleye müslümanım diyenler
Kuru gürültüye karnım tok benim
Kılıktan kılığa girenler
Cübbem sarığım yok benim
Ben gezmedim kapı kapı
Aklını öğüne kattıkmı ettin
Dostluğu çıkarına peşkeşmi çektin
Kuzgunlar gibi leşten leşe sektin
Küsen yatağını ayrı sersin
Bana dost deyişin çıkarın içinmi
Laf salatası yapıp durma
Ben senin sofrana meze olmam
Boş yere nefesini yorma
Laf çok sende icraat yok
Hep hayallerimi ertelemek zorunda kaldım
Elde avuçta kaldı koca bir sıfır
Herkesi kendime dost edindim sandım
Hayatıma mâl oldu benim
Kimseye anlatamadım kendimi
Aklımda çıkmıyor bizim oralar
Memleket havası bir başka
Kabuk tutmuyor onmaz yaralar
Buram buram kokuyor memleket havası




-
Hüseyin Bayır
Tüm YorumlarKalemine sağlık