Hz. Vahşi Şiiri - Ömer Albayrak Hayat Mr

Ömer Albayrak Hayat Mr
46

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Hz. Vahşi

Uhud günüydü…
Dağlar susmuş,
gök başını eğmişti.
Bir mızrak savruldu karanlıktan,
Hamza düştü toprağa.
Ve Medine’ye
bir acı yürüdü o gün,
Resûlullah’ın yüreğine kadar.
Vahşî’nin adı
o günden sonra
bir insanın adı olmaktan çıktı sanki;
bir mızrağın,
bir yaranın,
bir suskunluğun adı oldu.

Yıllar geçti…
Mekke fethedildi.
Vahşî,
Resûlullah’ın huzuruna geldi.
Karşısında merhamet vardı,
ama Uhud hâlâ
o merhametin içinde kanıyordu.
Efendimiz baktı…
Hamza’yı gördü belki
o bakışın ardında.
Sonra usulca,
“Yüzünü benden gizleyebilir misin?” dedi.
Ne öfke…
Ne intikam…
Sadece kapanmayan
bir yaranın sessizliği.
Vahşî başını eğdi.
İnsan bazen
en ağır cezayı
bir başkasından değil,
kendi kalbinden alır.

Sonra Yemâme…
Aynı el,
aynı mızrak,
başka bir savaş.
Karşısında Müseylime vardı.
Vahşî savurdu mızrağını;
bu kez bir peygamberi öldüren değil,
bir yalancıyı deviren adamdı.
Ve tarih sustu.
Bir mızrağın
iki ayrı ucunda
bir insanın iki hayatı kaldı.
Bugün Vahşî’yi düşününce
aklıma yalnızca Hamza gelmiyor.
Bir insanın
ne kadar değişebileceği geliyor aklıma.
Ve bazı hayatların
son cümlesini
ilk günleri yazmıyor.
Vahşî’nin hikâyesi
orada,
yüzyılların içinde
sessizce duruyor.
Biz geçip gidiyoruz…

Ömer Albayrak Hayat Mr
Kayıt Tarihi : 9.08.2026 23:31:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!