SIRADAN BİRİ İŞTE...
Bir bilsen Kalbim ne çok sevdi seni,
onu görmeyen Gözlerini, Sesimi duymayan o yüreğini ne çok sevdi.
hiç umudu bile yokken sevilmeye dair yine de vazgeçmedi sevdi Bir yudum seni.
karşılık beklemeden çıkarsızca sadece sevdi seni,
ne imkansızlığın umurundaydı, ne de hiç sevmeyecek oluşun.
her şeye kör, her sese sağır, her yüreğe dilsiz kaldı ve yüreğim sadece deli gibi sevdi seni...
Bir söz düştü içime.
Sessiz ama derin bir bakış gibi ısıttı,
bir mevsim gibi değiştirdi içimi.
Ve parmaklarımı gökyüzüne uzattım,
Sakladığım bulutlara sordum seni,
Biliyorum, hakkım yoktu seni sevmeye.
Sen aydınlık yarınlardın, umut dolu;
Ben ise kanadı yaralı bir kelebek,
Yarını olmayan...
Ama olmuyordu işte,
Geçti işte..!
Yaşamaya hevesim, insana inanasım,
hayal kurasım, sevesim, nefes alasım,
hepsi geçti benden.
Kırgın bir kalbim var şimdi,
yaşayamadığım her güzel şeye,
Bak yine süzülüyor kuşlar gökyüzünde, yine delice çırpıyor kanatlarını, varmak istedikleri bir yer var yine çok uzaklarda.
Delice esen rüzgara aldırış etmeden, savrulup dursalar da oradan oraya, yine de vazgeçmeden devam ediyorlar uğruna her şeyi göze aldıkları Yollarına.
Bak yine gelmiş sana göçme Mevsimi yüreğimin, toparlamış ne var ne yoksa yüklenmiş sırtına. her şeyi göze alıp düşmüş hiç bilmediği Sen Yollarına, göç etmeyi bile bilmeyen bir serçe misali, küçücük kanatlarının kırılacağından bile Habersizce, Hiç aldırış etmeden sırtındaki onca yüke, hazanı yaşarken inceden inceye, koyulmuş kış gelmeden Sen Yollarına. geriye kalan sadece bir hazan ve birkaç damla yaştı gözlerimden yağan..!
Ey benim yüreği bana bencil sevgilim.
Hiç Acımadın canımı yakarken, kırıp dökerken, Oysa sevmeyi de biliyordun, değer vermeyi de ben seni başkalarını severken gördüm.
Ey gönül, gördün mü bak!
Asla dediğin ne varsa, tutuldun kaldın işte.
Kapılıp gururunun girdabına, savruldun durdun ve yenildin, asla dediğin her şeyin en acımasız haline.
Sus artık ve anla;
Asla vediğin ne varsa
Biliyorum…
Hiç sevmedin beni.
Öylesine uğradın,
geçtin gönlümün kıyılarına.
Bir gece çöktü üstüme
Sessiz, ağır, tanıdık…
Sanki ay bile saklandı bulutlara,
Gölgeler yürüdü duvarlarımda.
Ben sustum, içimde fırtınalar
Kök saldı zamanın kırık dallarında.
Kadın olmak, sokağa çıkarken bile iki kere düşünmek.
Kadın olmak, giyimine dikkat etmek demek.
Kadın olmak, sen konuşamazsın demek.
Kadın olmak, yaptığı onca fedakarlığa rağmen, sen ne işe yararsın? demek.
Kadın olmak, gülüşünü bile kısmak demek.
Kadın olmak, canice öldürülmek demek.
Sana öyle kırgınım ki…
Bu kez geçmeyecek gibi.
İçimde, ağır ağır
bir şeyler eksiliyor.
Bu kırgınlık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!