geceler seni anlatır bana
ben yazarım yarım kalan hatıralara
göğsümün karanlığına oturur sessizlik
vay babo babo geceler benim neyime
gençlik yıllarım aklıma gelir
vay bana
uçun turnalar vakit geç oldu
ay vurur suya güneş ağlar dağlar ağlar
yiğitler ölür bulutlar bürünür yasa
kaybolur gider bin yıllık yaşam öykümüz
Ve düşlerim hayallerimi sordukça
ben üşüyorum
ölüm var dediler
yaşayanlara!
ah köyüm vah köyüm
derdimi çilemi bilmeyen köyüm
taş üstünde taş kalmamış
virane olmuş benim köyüm.
tarlalar kurumuş buğday bile vermiyor
her şey yalan ölüm gerçek
yalan dünya yalan dünya
giden gitti gelmez geri
yalan dünya yalan dünya
ölüm sana yakışmadı
Ne söylenir bilmem,ki
sessiz gecenin sessiz karanlığında
git desen gidemem kal desen kalamam
ben bende değilim çünkü
bir lambanın ışığı
yıllardır hiç sevmedim ki
sensiz geçen günlerimi
göğsümü dayadım rüzgara
güneş doğar ve batar
sesim yükselir yıldızlara
yalnızlık vurur beni
Garip bir dünya
birde koca bir deniz içinde gemiler
lambaları sarı
rüyalar görüyorum garip garip
yüreğime hançer saplı
bir akşam üstü uyur gibiyim
unutuldum
hani gençliğim nerde!
arda kalanlar yetim ve öksüz
ben umut türküsü söylerken
karanlık çöker üzerime
yalan dünya yalan dünya
hey gidi yalan dünya
ne vurdum duymaz şeysin
gecelerin karalık gündüzlerin karmaşık
ne garip bir hayat ne garip bir yaşamsın
hey gidi yalan dünya




-
Hüseyin Çubuk
Tüm YorumlarÇok güzel bir çalışmaydı..
Kutluyorum samimi yürek sesinizi..
Tam puanımla.. (Antolojimde)
Saygı ve Selamlarımla
HÜSEYİN ÇUBUK