Ölmeye gör!
Suyun konur,
Hemen ateşte.
Salân için yazın hazır,
Dağıtılır!
Her bir köşede.
Merhameti kurumuş,
Çöle dönmüş kâlbinde!
Dayanağı yalan,
Uydurulmuş kendince...
Gecenin karanlığına koşuyor,
Akşamın ışıkları!
Sarısı kırmızısı,
Yanıp yanıp söneni!
İçlerinde,
Ne renkler var.
Geceler, zifir karanlık!
Yalnızlıkla sarıyor beni.
Bir de hasret var ki,
Olmasın burada yeri...
Her ikisi kollarına,
Bir orman içinde,
Yürüyor benliğim.
Sarılmış gibi,
Birbirine ağaçlar!
Çullanmış üstüne mazlumun,
Tankla tüfekle askerle yurdunun.
Dünyanın önünde eziyor,
İşaretidir bu ondaki korkunun.
Demir yığınıyla yürürken üzerine,
Sözümüz geçmez,
Ne eşe ne evlada.
Günümüz geçse de,
Yalvara yalvara.
*F Fırsat bu fırsat!
Bir bahanesi,
Olacak insanın,
Dünyadan ayrılırken.
Verilen ömre,
Çullanmış üstüne mazlumun,
Tankla tüfekle askerle yurdunun.
Dünyanın önünde eziyor!
İşaretidir bu ondaki korkunun…
Demir yığınıyla yürürken üzerine,




-
Coşkun Arslan
-
Ebru Ercan
-
Abdulvahap Yektir
Tüm Yorumlarguzel eser
kutluyorum kaleminizi ve sizi.tüylerim ürperdi inanın çok güzel yüreğinize sağlık...saygılar
Tebrikler üstadım.gönlüne sağlık iyi günler dilerim...tam puan