Gazel
Ne tâkat kaldı tende, ne bir karâr yâr, yâr, yâr;
Bu aşkın çilesini çok çektim ey vefâsız yâr!
Gönül bir bülbüldür, âhı zâr eder,
Aşkın nârı yakar, dîldâr eder.
Cânânın derdiyle döner perîşân,
Hicran yeli eser, viran bağ eder.
Gözlerin bir deniz, her bakışın bir dalga,
Vurur gönül kıyıma, ne fırtına ne kavga.
Sana meftun bu can, sensiz geçen her an
Sanki baharsız bir kış, sanki kurak bir vaha.
Adın dilimde hece, kalbimde yankı,
Gözlerin, geceden süzülen ilk ışık,
Her bakışın içimde binbir açan çiçek.
Sessizliğin bile en güzel ahenk,
Seninle geçen her an, bir ömürlük denk.
Gönül mülkünde bir ferman çıktı bil, fermanıdır bu aşk.
Şular ki dilde gizlidir, zûhûr eder lisânıdır bu aşk.
Vezin: Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilâtün / Fâ’ilün
Âh kim cânân içün cân virmeğe fermân gerek,
Yâhu’d ol cânân elinden bir kuru dermân gerek.
Gönül bağım sensiz kalmış virane,
Düştüm bir sevdaya, döndüm divane.
Aşkın pekmezini sürdüm canane,
Damla damla içer, ruhum doyardı.
Gönlümde çağlayan bir aşk pınarı,
Coşkun akar durmaz, yıkar her karı.
Susuz kalmışlara sunar bu nârı,
Kim içse bu sudan, yanar tutuşur.
Kiraz dudaklarını öptüğüm an
Gönlümde coşuyor bir aşk pınarı
Sıcacık gamzene dokunduğum an
İçimi aşıyor bir aşk pınarı
Esiyor gönlümde bir tatlı rüzgâr,
Savurur aklımı, eder perişan.
Yüreğimde açtı binlerce bahar,
Sanırım ki bu aşk ile imtihan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!