Kirpikleri ok gibi saplandı kalbime,
Kaşları kesti yüreğimi, elleri kanlı,
Sacın zülfüne , gerdanına astın,
Aşkın celatına esirim, elleri kanlı.
Sanki
yıllarca kayıp bir anahtardın,
Ben
kapısı kilitli kalmış
bir sandık.
Üfke ile kalktın zarar ile oturdun,
Kendinden ara başkasından arama.
Yaptığın yanlış kendine döner...
Kendinden ara başkasından arama.
Gönül deryasına daldığın zaman,
İnciyi sendedir bulman gerekir.
Gaflet uykusundan kalktığın zaman,
Bir kâmil mürşide varman gerekir.
En büyük ilimdir keramet,
İlmin esrarına erirsen nihayet,
O zaman gösterisin marifet,
Marifet en büyük keramet.
Sevdiğim gülün gözleri eladır
Bu aşk dertli başıma kerbeladır
Kaşları kalbimden çıkmayan yaydır
Bu aşk dertli başıma kerbeladır
Zâhirde ararsın bir kuru cennet,
Oysa yâr dudağı aşkın bâğıdır.
Gönül ehline bu vuslat bir minnet,
Gizlenen sırrın en tatlı çağıdır.
Ne huri ne gılman ister bu gönül,
Ne köşk ne saray, ne de bir köşk bahçesi.
Aşkın vuslatıdır en büyük ödül,
Cennet şarabı iki dudağın arası.
Bizim gücümüzle çıktın sen başa,
O vefa nerede, ne çabuk unuttun?
Şimdi bakıyorsun sanki bir taşa,
Yürekleri yaktın, ne hasretle tuttun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!