Sardım aşkını kalbimin ipek sayfalarına
Sakladım yıllardır
Ne depremler oldu göğüsümde
Hissettirmedim yıllardır
Acep nazın ondan mıdır?
Her yerine kafes konmuş, şu dünyada ;
Ak bir güvercinsin,
Göğü masmavi gönül diyarımda
Tüm esaretlerden uzak,
Saklıyorum seni orda
Bu dert,
Bir akıl sorusu değil ki çözeyim
Bir bilim yahut bir görünüş değil ki bileyim
Adı aşktır,
Sisli bir deryadır
Bilinmez bir muammadır
Oysa ölüm ne yakındır ne uzaktır
Bedenimde her geçen gün yayılır da
Ruhuma sonsuza dek ıraktır.
Toprağa ait olan toprakta kalacaktır
Bir özüm gider öteki dünyaya
O da orda seni arayacaktır.
Bazen sana gelmek istiyorum,
Senin gelmeyi istediğin gibi…
Gurur denen bir engele takılıyorum,
Affedemiyorum ihaneti…
Dalından sararıp düşen yapraklar gibi
Kırılıp dökülüp bitiremiyorum hasreti…
Artık sen mağdur ben ölü
Hayat gösterdi bize meçhul yüzünü
Sarardı gönlünün ulaşılmaz gülleri
Artık sen sonbahar ben rengindeki ölü
Hiçbir baharıyla can lütfedemez bize dünya
Şimdi sen neredesin, ben nerede…
Ne hayaller kurdurup
Nerelere vardın?
Gönlümün ufuklarına dokunup
Bakışlarımda canlanacaktın.
Gözlerime yaş oldun,
Ayrılığa dayanan bir şehir yoksa
Ayrılık diye bir şey yoktur
Bakma sen ayrılık gibi görünen yerlerde
Şehirlerin ayakta durduğuna
Hayla ayakta duruyorsa o sehirler
İnsan insanın gönlünde kaldığı içindir
Sadece gönlümü hissedebildiğim
Karanlık gecelerde
Unutulurdu beyhude gündüzlerde
Yorulan bedenim
Buna ya ölüm ya da dinlenmek deniliyordu
Ben ayrıt edemedim
Birgün, hasretim yürüdüğün yollarda ,
Bir rüzgar gibi eserse adı huzur olur
Çaresizce ağladığın köşelerde,
Hiç koklanmamış bir gül gibi açarsa
Adı teselli olur
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!