İş iyice sarpa sardığı zaman
Ortada dolaşan tüyer yavaşca
Gökleri sarınca toz ile duman
Önceden söz veren cayar yavaşca.
Önüne gelmez se suyun akarı
Korkuyorken insan; eğriye eğri,
Söyler olsa korku farkınca mı der?
Doğruya da doğru diyemeyin ce
Korku ortalardan kalkınca mı der?
Birde her devirde suskunlar vardır
Ben küçük fidandım, tomurcukalandım,
Açılmadan yaprakları gül sandım.
İlim bilmek hoş diye meraklandım,
Bilmediğim yordamları yol sandım.
Yüz bulmuşken birkaç kelam edince,
At ve it izleri bak karışınca
Doğruyu görecek gözler gerekir.
Bütün eski düşman, dost barışınca
Barışa and veren sözler gerekir.
Barış hallolur mu? Başlar yiyerek
Artık aşktan bir söz edemez oldum
Yüreğimde ateş ölüme yanar
Terör belasında mahvolup kaldım
Sızlayan yüreğim acıyla kanar.
Nice genç bedenler toprağa düşer
En güzel şekilde yaratılansın,
Kendi kıymetini kendin bilmezsin.
Sonra, aşağılara atılansın,
Kör karanlıklara gider gelmezsin.
Nimetler hakkında nankör olursun,
Akil; düşünene kadar,
Deli; evlat evlendirir.
Aslan tembellikte yatar,
Şebek orman eğlendirir.
Abaz gezer müzmin bakir,
Deccal avanesi kalkmış geliyor,
Bakın; ondan sonra olan zulüme.
Millet de olanı haktan biliyor,
Onun için koşar, gider ölüme.
Amaç bu değil mi? Hilâl''in haç''ın,
Çöze çöze tükenmedi,
Sorun oldu bilmeceler.
Hiç bir ışık görünmedi,
Yarın oldu tüm geceler.
''
Anlatırken kuş''u kurdu,
Bu dünyada yaşam bir kez,
İkincisi verilmedi.
Geri dönmez gider herkez,
Gidip gelen görülmedi.
Can taşınır emanettir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!