Yuvarlan sa dağlardan taş
Sakınacak yer yoklanır
Eğilmeyen heybetli baş,
Kaçmak gerek der saklanır.
Aynı acı, aynı sızı
Ellere bakıp ta aldanma gülüm,
Her yaşamın ayrı kaderi vardır.
Sağ olana mutlak uğrarsa ölüm,
Yaşayan canlara kederi vardır.
Sineme girince değişti mana,
Ben dönüp bakınca geçmiş zamana,
Tükenmiş sermayem, israf edilmiş.
Geçtiğim yol batmış toza, dumana,
Her sefer öncesi masraf edilmiş.
Aşk peşinden koşup mecnun misali,
Can sıkacak işler yazamıyorum
Sözümden isyanı herkes farkeder
Dilimi isyandan çözemiyorum
Kalbimdeki coşku beni terkeder.
Ozanız, aşığız sevgi mihenktir,
Bir vefalı yar gibi- Sadık belâm çarketmez
Hüsn-ü kabul sahibi- Cins'i belâ zerketmez.
Beni kavi kul bilir- İllâ arayıp bulur
Yatıya konuk olur- Rüya kâbus ürkütmez.
Yalayıp yutmanın astarı yalan,
Doğruya yönelmez eğriye dalan.
Şatafata gıpta eden beşerden,
İbretlik örendir geriye kalan.
Endişe çoğalıp başlar sa çile
Çürümenin kokusu
Ta uzaktan duyulur
Toplumdaki bozukluk
Bin yıl öteden gelir.
Kokuşmuşluk çevreden
Bir şiir yazsam da okunsa elbet
Ne dediğim belli olmasa bile
Bestelense sözüm şakısa millet
Kubbede hoş sada kalmasa bile.
Şiirden muradım hikmetli söz dü
Taş kırılıp mıcır oldu dediler,
Taştan kumdan sonra çakıl değişti.
Baş konulup yolu buldu dediler,
Baştan huydan sonra akıl değişti.
Değişmez ne kaldı? İcaba göre,
Aşkı yaşamadan ölüp gittin se
Anlamsızı gerçek sanmaya değmez.
Kalb'e kötülüğü kendin ettin se
Buz tutmuş yürekte donmaya değmez.
Sevmenin hikmeti bir kalbde olmak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!