Ey güzelim kara sevdam;
Seni sevdim bilirmisin?
Ezelden ebed'e davam,
Gel desem de gelir misin?
Yüreğini koy sineme,
Size derim size, kara bulutlar,
Gök yüzüne gelip birden çöktünüz.
Kalmışken bir damla suya umutlar,
Siz, terlerinizi hepten döktünüz.
Serin rüzgarlar da sizi taşımış,
Bir ömür yaşanır, kendine özgü,
Sermayesi zaman, bitti bitiyor.
Neşeler evvelde, kalan da üzgü,
Her şeyi terkedip, gitti gidiyor.
Kim bilir, geçmişin detayı nasıl?
Sömürgeci imaj yapmış,
Her bir yerde posteri var.
Ortamı iç içe katmış,
Ülkelerde gösteri var.
Kimi şeyhtir, kim kral,
Usulü, erkanı bilmez göründüm,
Her bir heves, ayrı ayrı gönülde.
Uzun yaşayıp da ölmez göründüm,
Namazım kılındı garip ölümde.
Bir fenada varım, diye öğünmem,
Çık dağların başucuna,
Türkü söyle ilden ile.
Uzanırken taşucuna,
Sevdaların gelsin dile.
Ömür geçer bahar yazda,
Bir kitabı okumak,
Bilmek anlamak için.
Madem bildin anladın,
Uygula sen hak için.
Çün ilimden fakirsin,
Geçtik yolun oncasını,
Kalanını azdan saydık.
Kırdık gülün goncasını,
Solanını nazdan saydık.
Yüce haktan çıktı emir,
Dostlar sorar; bencil kimdir, nasıldır?
Kendisinden başka birey tanımaz.
Hak hukuk da sanır, kendi asıldır,
Vay nefsim der, başka birşey tanımaz.
Hürmet etmez hiçbir kamu düzene,
Barış: Güçlülerin dilinde alaycı türküler olarak söylenirken,
zayıfların gırtlağından, çaresizliğin feryadı olarak çıkar.
Halbuki barış sözü cennet kokulu bir sözdür.
Katillerin ağzında ne kadarda çirkinleşiyor.
Barışa sahip çıkmak kişinin inancına sahip çıkması kadar zordur.
Bu zor zamanlarda herkes üstüne düşeni yapmalı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!