Çürümenin kokusu
Dağdan tepeden gelir.
Toplumların dokusu
Bin yıl öteden gelir.
Cahil kalmış bir millet
Doksan üç yaşında bir adam gördüm,
Derdi benlik olan, varlık dirisi.
Anlattı bir şeyler ben kulak verdim
Dertlenip dursa da, boştu gerisi.
Yaşına göre de bir hayli dinçti
Dünya mülkü için tapu çıkaran
Ol tapunun hükmü geçmez o yanda.
Mağfiretler umup yalvar yakaran
Ol avuçlar kapı açmaz o yanda.
Yığma malı mülkü, bezdirip halkı
Ben kendimi tanımam,
Tanıdığım; ben değil!.
Zaman geçer anlamam
Vakit günmüş tün değil!
Dünden bize kalan şey
Düşündüren işler oluyor ama
Bir Allah ın kulu umur etmiyor
Umur etmek yasak bel ki adama
Düşün taşın buna ömür yetmiyor.
İnsan yıktığını yeniden yapar
Üzülme yoksulca yaşarım diye,
Aklını kullanan parayı bulur
Para dert edene şaşarım niye!?
Kredi çekersen paran da olur.
Üste binen faiz olsa da bile!
Kendi hayalinde bir dünya kurmuş
Tanrısı da kendi, kulu da kendi!
Hatayı noksanı ellerde görmüş
Noksansız hatasız ulu da kendi.
Beğenmez kimsede olan bilgiyi
Aşık, aşk derdinden onuru yıkmış
Kusura bakmayın çünkü tutsaktır.
Kimisinde işin çivisi çıkmış
Şaşkınlıktan işi ağır aksaktır.
Aşığın kalbinde tertemiz duygu
Farkında mısınız? Kötü gidişin
Fark etmeyen gafil kalır burada
Muhallebi yerken kırılır dişin
Başınızda ağrır tam bu sırada.
Yardım edene de cimrilik çöker
Kaç olursa olsun kişinin yaşı,
Gerçeği arayıp bulmalı derim.
Kuma sokmuş gibi taşınan başı,
Pişman olup taşa çalmalı derim.
Anlamsız yaşamın uçuk hevesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!