Gül derdikçe kalmaz içte kederim
Gül yüzü yüzünden ömrü hederim
Kaşını andırır yarimin der de
Kömür yakar derde derman ederim
Üşümemi keser sıcaklık sarar
birgün infilak edecek
volkanı ani
ufuğun da görünecek
yol gani gani
dileğim az çekip zahmet
halimi gören der " tez kabre girer "
bak şu genç yaşım da çıktı haşadım
insan aşık oldu bir sefa sürer
ben cacık tadında sevda yaşadım
yüzerken şafakta o nazlı sancak
Uzunyol sokaktan tuttum odayı
mahalle sakini bilmez modayı
İsmetpaşa o taş işe yarıyor
altına sandalye çekte ko dayı
orjinal eşyalar çok pahalılar
yağır yapar sırtı ağır biçim de
binerken komayıp altına minder
fakat görüşürüz elbet seçim de
eşek değiliz ya birimiz in der
omuzdan indir at zencir kırsana
teskin et dimağa ruha işleyip
votkası şarabı fiskisi gibi
bakmayım ufuğa seni düşleyip
ne olur geliver eskisi gibi
gel de tek misali ecnebi gavur
koşturup şu yol da çatlat küheylan
bir adım ileri geç ki dedeni
edebiyat denen çok büyük meydan
kaybeder aynı şey tekrar edeni
kelamın var ise dişe dokunur
kardeş ben kefilim çıksın o yasa
mahalle muhtarı seçer ıspanak
her vakit talep var sürsen piyasa
yeşil bir akçedir geçer ıspanak
eş değer vitamin sığır danada
düz yazı getirse biri
çalsanız dahi yeremem
amma velakin şiiri
kırktan aşağı veremem
yok şiir kadar ışığı
su da beraber yüzülen
ve çokmuşum gibi unut
yavru derisi yüzülen
o fokmuşum gibi unut
fikri fırtına koparmak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!