Sararmış
Duvarda asılı
Saatin tik takları
Çekicin tak takları
Arasında kayboluyordu
Özlemek kaderim,
Hicran, hüzün, acı
Arsız üç misafirim.
Gözyaşı denizinde,
Bir sarhoş dalga ile
Bir meleğin kanadında,
İndim yeryüzüne.
Yok düşüncem, henüz düşüm.
Zaman geçti, zamanlar,
Baktım hep atmak işim.
İlk çığlığı attığım an,
Hangi dostun, tam ilaçtır,
Rahat var mı bu dünyada?
Cebin doysa, ruhun açtır.
Rahat var mı bu dünyada?
Gelen pişman, giden pişman.
Aklaştı, bu gözlerimin karası.
Sallanmıyor artık, çelik kollarım.
Bakışımız ürkek, ürkektir beden,
Sarsar, kutsal olan şeyler, yavaşça.
Dostluk, arkadaşlık, gereksiz gibi.
Kim ki onları böyle
Zavallı,çaresiz bırakan?
Bizdeki sahte hümanist,
Gerçekte ateist entellerin,
Hayranı olduğu Batı.
Hainler sarmış, vatanımı,
Millet uykudan, uyanmaz mı?
İşgal ederler, her yanını,
Göz görür de yürek yanmaz mı?
Peşkeş çekilir, toprağımız,
Nice ümitlerle geldik cihane
Herkesin derdini sanki biz çektik
İşte gidiyoruz,maraz bahane
Gönülde kalanı toprağa ektik
Hayat bir yudum su her gelen içti
(türkü)
Nisan yağmuru gibisin sevdiğim
Bir görünüyor bir kayboluyorsun
Çise çise üstümdesin sevdiğim
Gözyaşlarıma karışıyor,karışıyorsun
Tutarız nöbetini, biz hayatın,
Bal gibidir acısı bu nöbetin.
Hayat hem hoştur, hem de çetin,
Gönüllü nöbete, sürülmüşüz biz.
Ebedi sürse, bitmese bu nöbet,




-
Vahdet Mehmet Güneş
Tüm YorumlarEl Zanzibar: Ritim ve anlam galerisi bileşince üslup adına zengin ve sade tümcelerle duyguların ve hayallerin hakkını vermişsiniz...emeğinize saygıyla 10 puan daima