İki elinin arasında
Koca bir memleket var
Orada ne umutsuzluk
Ne de ağır bir yük var
Sevda içen ayni kaptan zehirde içer,
Aşk damarlara aktimi akil iflas eder,
Her ayrilik canima ömrüme kast eder,
Bir veda daha kaldiramam beni tut..
buz diye sarıldım
su oldun eridin gittin....
taş diye yaslandım
kum gibi dağılıp gittin.
ıslanan kahverengi gözlerini
mor kazağının koluna siliyorsun...
derin derin içini çeker gibi
geçmişin kahrını çekiyorsun
kırağı kaplamış yaprakları
Haydarpașa'nın duvarlarına 'veda' ları kazımıș hem gidenler hem kalanlar...
Sen ayrılıkları yasakla hünkarım varsın tütsün dumanlar...
Galata yokușunu çıkarken kahrediyorum nefesimi kesen herșeye
ictiğim her bir sigaraya ve birde senin o emsalsiz gülüșüne...
Bir senin saçlarinin kokusunu sevdim ben,
O çok sevdiğin kız kulesini
Sensiz seyrediyorum şimdi...
Martılara umut kırıntıları atıyor
Masmavi denizinden özlüyorum seni...
Karaköyden bir vapur kalkıyor
Unutmak....
vallahi büyük yalan
türkülere meze olan.
Söyleyin hiç duydunuzmu,
Gerçekten sevip unutan?...
Futursuzca giriver gülistana,
Kıskançlıktan güller kurusun.
Salıver saçlarını rüzgarlara,
Miskin saltanatı son bulsun....
Ellerin zeus'dan çalma,
elalem ne der derdine dizginledik
yakamozlar gibi soytarı düşlerimizi
gelmeyecek zaman dilimine öteledik
o en çok arzuladığımız hayallerimizi..
buraya kadarmış sonunu getirdik..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!