Saçıma düşünce karın beyazı
Halime bakıp ta gülmeyin yıllar
Ermedim murada dertler bir tazı
Kaçtım kovaladı yapmayın yıllar
Bir akşamüstü rastgele bir sokakta,
Belki bir tesadüf, belki kaderin ince oyunu
Adımlarımız aynı kaldırımlarda yankılanırken,
Zaman, içimize işleyen bir sızı gibi
Yokluğunda, varlığını da bir gölge gibi sürüklüyorum,
Tam ortasında duran o dizeye tutunup,
Sanki kelimeler senin teninin sıcaklığıyla
Yazılmış da, unutulmuş bir şiirin yarısı.
Yüzüme gülmedi şu zalim kader,
İçimde büyüyor amansız keder,
Bu ömrü uğruna eyledim heder,
Yolunu hasretle gözlüyorum ben.
Bir gün ansızın girdin hayatıma,
Tıpkı ilk yağmurun toprağa düştüğü an gibi
Kurak bir tarlayı yeşerten,
Çatlakları umutla dolduran…
Mutluluk demişsin o bir mucize gibi
Kalbimde açan baharın ilk çiçeği
Her solukta hissedilen rüzgarın esintisi
Gözlerimde parlayan umudun incisi
Bir çocuk kahkahası denizlerin köpüğü
Doludur tarihi şanlı zaferle
Bir destanı yazdı yüce milletle
Sancağı emanet etti bizlere
Yeniden gönlümüz sevinçle dolsun
Zafer Bayramı'mız iftihar olsun
Dünya tarihine adını yazdı
Dört yılda düşmana mezarı kazdı
Zaferi bizlere miras bıraktı
Kutlu olsun bize Zafer Bayramı
Bir sabah, dağların ardında doğan güneşin ışığıyla değil,
Mehmetçiğin gözlerinde parlayan kararlılıkla aydınlandı vatan,
Çünkü bu topraklar, sadece haritalarda çizilen sınırlarla değil,
Bir savaşa başladıysan eğer,
Nerede bitireceğini en baştan bilmelisin
Kılıcının kınına sığmayan hırsını,
Düşmanın soluk alışını sayan sabrını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!