Seni hiç sevme ihtimali yaratmadım kendimde
Direk sevdim, sorgusuz sualsiz.
Hiç dokunmadan yüreğinin ateşine
Gözlerimden kıvılcımlarla ateşini düşürdüm yüreğime.
Bahar mevsimindeki tomurcuk çiçekler misâli
Hep rengârenk kaldın içimde.
Yok bunca acılarımın dermanı,
Yok yaralarımın ilacı.
Bulutlar küsüp gitti uzak diyarlara,
Göçmen kuşlar bile küstü gitti uzaklara.
Aciz olmasaydım şimdiye çoktan yok ederdim kendimi
Öylesine zavallı koydu ki bu hayat beni.
Gitmek istersen; durduramam seni
Kal diye yalvaramam inan ki.
İçim kan ağlasa da belli etmem;
Yolun açık olsun der gülerim.
Gözden kaybolana kadar bakarım ardından.
O saatten sonra kopsa da fırtına umursamam.
Buğulu camlar ardında
Ne yaşlar döktüm yarışırcasına.
Ne ağıtlar yaktı dilim ayrılıkta.
Güneşler sancılı doğdu karanlık ufkuma.
Merhemler çare bulamadı
Senden kalan yaralarıma.
Güneşimi sıvadın çamurlu ellerinle
Gidişinle bir gün yüzü görmedim.
Yetmedi bu sana ay'ıma dokundun
Gecelerimi zehir zemberek eyledin.
Gençliğimi yonttun kafana göre
Elimden alıp attın yıllarımı
Gün doğarken gözlerim gözlerinde süzüldü
İlk defa sevda sözleri seninle güldü.
Gün batımında seni kaybettim;
Gözlerinin dehlizinde kayboldu benliğim.
Sen bırakıp gidince dehlizlerin beni yuttu.
Yıllarca içimdeki kör kuyuda kaldı sevdan;
Alıp başımı gitmek istiyorum, yalnızlığım olsun yanımda.
Dilimin lâl olmaktan istifasını kutlamak istiyorum,
Şöyle adam akıllı, volkan patlarcasına çığlıklarla.
Ağlamak istiyorum ama öyle sıradan narin değil,
Öyle bir iki damla kurtarmaz içimde biriktirdiklerimi,
Coşkun, set bilmez azgın nehirler gibi taşmalı yaşlarım.
Dağlarına soram mı seni?
Aşk oduna yanam mı yâr?
Yâr elin olmuş derler,
Söyle ölem mi yâr?
Bir dilek tuttum adı sen,
Bir geçmişim var hatıraları sen,
Sanki başak tarlaları sarısını saçından almış,
Gök mavisi, maviliğini gözlerinden çalmış,
Hediye ettiğin vatanım senden yadigâr kalmış.
Sen rahat uyu diyorum, biz emanetinin başındayız.
Sayende camilerimizde ezan sesi yankılanır,
Gökkubbe asaletle sanki seni anlatır.
Gamlı dağlardan kopup gelen hüzünlü bulutlar
Bendekileri alıp giderken selam söyleyin yâre.
Ey isimsiz gariban ozan, gurbete çıkıyorsan
Söylenmemiş sözlerimi söyle yâre.
Tabip, elindeki emleri bırakıp düşerken yola
Bendeki dinmeyen yaraları söyle yâre.
Çok teşekkür ediyorum.