Bahar geldi yine dallar yeşerir,
Yapraklar dalında güle döşenir,
Fışkırır Çimenler yağmurlar gelir,
Haydi gel Baharım hoş geldin bize.
Yaşarlar Habib Baba,Sultan Murat devrinde,
Yaşlı fakir kimsesiz,ama mübarek kimse,
Gelir sefer sonunda,yerleşir İstanbul'a,
Atmak için tozunu,varır oda hamama.
Niyyeti temizlenmek,denk etmek ruh bedeni,
Hapishaneye sen hele düşte gör,
Ne gelenin olur nede gidenin,
Kulağın duymaz gözlerin olur kör,
Ne soranın olur nede duyanın.
Kapıdan içeri adım atta gör,
Alem-i ervahta arayıp buldun,
Gelince dünyaya hep meşgul oldun,
Dar günlerde gelip yaramı sardın,
Beni hasretinle yaktın Sultanım.
Nikahta keramet vardır diyorlar,
İmzayı atıver hatırım için,
Güzel günler bekler bizi sevgilim,
Kalbini satıver hatırım için.
Zül Fadıl Köyünde geldi dünyaya,
Mübarek yüzleri benzerdi aya,
Ankara boyandı onla nurlara,
Hacı Bayramı Veli var Ankara’da.
Hacı Bayram-ı veli,yetiştirdi talebe,
Hem halka sohbet eder,nasihatı herkese,
İnsanlar koşuyordu,Tekke dolar insanla,
Bağlıları çoğaldı,sığmaz oldu dergaha.
Etti şikayet onu,şerli vede hasetçi,
Bir kuş olup uçup gitsem,
Habibi ziyaret etsem,
Beytullahı tavaf etsem,
Rabbim göster cemalini.
Ahrete hazırlık elbet dünyada,
Kullar için Cennet vardır orada,
Safi Kullar girer Cennet Ala’ya,
Manayı maddeye üstün tutalım.
Sıratın üstünden geçer korkuyla,
Hep endişe taşır ayak kayarsa,
Rabbim affetmezse uğrar gazaba,
Halim nice olur O gün Sıratta.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!