Yüklendiler sırtına,yürüdü soluyarak,
Su kırbası omzunda,gidiyor ağır aksak,
Karşı geldi bir adam,aldılar kırbasını,
Koşarak geldi evden,ufaktı çocukları.
Yağmur yağmıyor bak aylardan beri,
Üstümden eksik olmaz düşman eli,
Toprak suya hasret kurudu belli,
Bize rahmetini yağdır Allahım.
Yağacak yağmurlar toprak kanacak,
Ölüm gelir başa acımaz sana,
Çaresiz dermansız koyar bir anda,
İster zengin olsan ister fukara,
Sırası gelenler veda ediyor.
Para toplamak ister,büyük zatlardan biri,
Düşmana tedbir almak,silahlanmak niyyeti,
Ahali para vermez,ağlatırlar veliyi,
Mahzun mükedder halde,tesbih eder Rabbini.
Emir Yüce Haktan,mani olunmaz,
Yürüdün Rabbime,bıraktın Annem.
Semadan gelene,çare bulunmaz,
Mevlana yürüdün,Sevgili Annem.
Bugün benim babam öldü,
Garip kaldım da ağlarım,
Bugün benim atam öldü,
Yalnız kaldım da yanarım.
***
Gitti artık gelmez geri,
Şu yalan dünyada nasıl yaşadım,
Şiirler yazdım da gülmedim canlar,
Komşulardan bir gün vefa görmedim,
Kitaplar yazıp ta bandım be canlar.
Yarın kurulacak mizanla mahşer,
Azaların şahit olacak kardeş.
Şahitlik edecek gezdiğin her yer,
Günahı işledi burda diyecek.
Dilin susar orda konuşur ayak,
Şemsi Tebrizi Şamdan,gelir iken Konya'ya,
Uyku ağır gelince,uğrar hemen bir hana,
Uğradığı hanların,dolmuştu hemen hepsi,
Kalacak yer bulamaz,ancak açıktır camii.
***
Gelir orda camiye,kılar orda yatsıyı,
Uyanık sanır da,kandırır beni,
Okula gitmiyor,halinden belli,
Kitaplar eskidi,açmaz içini,
Beni kandırıyor,yaramaz oğlan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!