yokluğuna alıştım,
diyorum ya,
yalanın en sade hali bu işte.
insan neye alışır bilir misin?
sigaraya, yalnızlığa,
aynı kahveyi soğuk içmeye.
ama birine alışmak başka,
birinin yokluğuna katlanmak başka.
ben senin yokluğuna alışmadım,
sadece ses etmemeyi öğrendim.
yokluğunla mutluysan,
oradan sakın kalkıp gelme.
çünkü ben seni
en çok gelmeyeceğini bildiğim yerlerde sevdim.
öyle ya,
insan en temiz sevgiyi
imkansızlığa saklıyor.
gelirsen bozulur düzenim,
dağılır bu güzel yalnızlık.
ben seni özlemeye alıştım çünkü,
seni sevmeye değil sadece
özlemeye.
her yazdığım şiir
sensiz başlar,
sensiz biter,
ama ortasında mutlaka sana çarpar.
bir mısra düşer,
adın gibi.
bir kelime takılır,
gözlerin gibi.
sonra susarım.
çünkü bazı şeyler yazılınca eksiliyor.
şiirlerim yetim diyorsun ya
doğru.
babası sensin onların,
kaçıp gitmişsin.
ben tek başıma büyütüyorum
her satırı,
her harfi,
her kırık cümleyi.
yüreğim mi?
o çoktan toprağa indi.
ama ölmedi sanma.
sadece gömüldü biraz daha derine,
sen duymayasın diye çarpıntısını.
bak,
ben seni affetmedim.
ama kızmadım da.
insan bazen
en çok sevdiğine kızamıyor.
çünkü kızarsa
sevmek de zarar görecek sanıyor.
ben seni öyle bir yerde bıraktım ki içimde,
ne çıkarabiliyorum,
ne de tamamen kabullenebiliyorum.
adın geçince içim ürperiyor hala
ama artık kimse anlamıyor.
işte buna büyümek diyorlar galiba
içinde kıyamet koparken
dışarıdan iyiyim diyebilmek.
yokluğuna alıştım,
diyorum ya.
aslında sadece
sensiz yaşamayı öğreniyorum
her gün biraz daha,
istemeye istemeye.
ve bil diye söylüyorum
bir gün gerçekten alışacağım.
işte o gün
hiç gelme.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 23.03.2026 23:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!