Girnelide hafta sonları
şişçi Yaşar! çevir şişleri...
güneş vurdu Yaşar para saydı
Yaşar'ın gözleri yaşardı
burada yaşamak için şive gerekli
her şeye alıştım.
bir tek şivem değişmedi
ne olurdu konuşsam renkli renkli
anlatsam heyecanlı ve canlı canlı...
ne kadar renksizim ve ne kadar İstanbullu
Kaşif Hamdi sert kayaya çapmış.
parçalatmış üstünü başını
kucağındaki horoz hala tepiniyor.
yine beni şaşırtmayı başardı
herkes taşa kayaya bakıyor,
fotoğraf çekiniyor, gülümsüyor
ben yerli halkı inceliyorum.
vesvese gelip duymasın!
İstanbullu kendi kendine
konuşuyor demesin!
ona da alıştım ne derse desin!
Figen'i görünce kaldım aslında ben
hem Ege'de hem de kendi içimde
söyledim aslında;
adım düşeş Erol yani; eskiden
ama aşkta hile yapmam Figen!
aslında ben hiç kahve sevmem
gurme gibi oldum Figen'in kahvesinden
babası bir dükkan yapmış;
giriş kapısında;
incik boncuk, şehir hatırası
anahtarlık,,, bir kaç masa
bir de nazarlık var...
anlamadım ama
her neyse dükkan ana caddenin
hemen köşesinde...
Sandal otağı... güzel isim!
ve Figen közde kahvede
Figen! senin için kaldım gitmedim.
birde gözlerinin rengini çözebilseydim
Figen! ben hile yapmam, yapmadım
senin yüzünden acı kahveye döndüm
Girneli pekler beni, Figen'in rüzgarı da;
konuşmadan yıktı geçti beni
İstanbullu Figen'e aşık
kasap ete kuyruk yağı kattı
Bekir çaya karbonat...
sus be adam!
vesvese Cemil...
geçiyor da buradan.
düşeş Erol kumarın içinden geldi
dört yıldır Figen'den yana...
hep yek geldi, düşeş demedi
geçmişimin gölgeleri belirdi
yiğido Ali gibi değil de
dört yıl önce gözümü şişirdi...
şişir bakalım!
yiğido nerede acaba?
beni bir tek sen anlarsın...
Kayıt Tarihi : 27.06.2026 01:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!